YÜKLENİCİLERE KARŞI AÇILAN RÜCU DAVALARI VE İŞ SAHİBİNİN HAKLARI
blog img

YÜKLENİCİLERE KARŞI AÇILAN RÜCU DAVALARI VE İŞ SAHİBİNİN HAKLARI

ÖZET: Yüklenici ile iş sahibi arasında yapılan sözleşmedeki ücrete işçinin ücretinin ve sosyal haklarının dahil olması asıl iş sahibinin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmaması halinde iş sahibinin işçilere ödediği miktarların tamamını yüklenicilerden isteyebileceği kabul edilmelidir.

Konuya ilişkin YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ E.2019/633 K.2020/819 T.10.02.2020 sayılı kararında

Davacı vekili; davalı şirketlerin müvekkili kurumdan hizmet alımı
ihalesi aldıklarını, davalı şirketler nezdinde çalıştırılan dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açtığı dava sonucu verilen kararın icra takibine konulduğunu, takip dosyasının borcu ödenerek kapatıldığını, müvekkili belediyenin haksız yere ödemiş olduğu bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek bedelin davalı şirketlerden ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek reeskont faiz ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirketler cevap vermemişlerdir.


Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kıdem
tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanacağı ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücretle sınırlı sorumluluk belirlendiği, feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığı, devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinde tek başına sorumlu oldukları, davacının asıl işveren olarak kanuni sorumluluğundan dolayı
ödemek zorunda kaldığı 5.774,99 TL’nin dava dışı işçinin çalıştığı alt işverendeki sürelere göre davalı şirketlerin kısmi olarak sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.


Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşme de kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır.

Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.


İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.


Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik
yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir.

Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta
tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır.

Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda; davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği miktarın tamamını isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalıların ödenen
bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.


SONUÇ


Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının
kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde
iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Bir Yorum Gönder

Call Now Button
Mesajı Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.