Gayrimenkul Hukuku

TMK MADDE 16 FİİL EHLİYETSİZLİĞİ

TMK MADDE 16 FİİL EHLİYETSİZLİĞİ3) AYIRT ETME GÜCÜNE SAHİP KÜÇÜKLER VE KISITLILAR  
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.
TMK MADDE 16’NIN GEREKÇESİ 
Maddede ayırt etme gücüne sahip olduktan hâlde küçük ya da kısıtlı olan kişilerin fiil ehliyetleri düzenlenmektedir. Kenar başlık terim birliğini sağlamak üzere “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar” şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan “kanunî mümessil” deyimi yerine daha güzel bir ifade tarzı olan ve dilimize yerleşmiş bulunan “yasal temsilci” deyimi kullanılmıştır, “ivazsız iktisap” yerine “karşılıksız kazanma”, “münhasıran şahsa merbut haklar” yerine de “kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar” deyimleri kullanılmıştır.
TMK MADDE 16 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI
Yargıtay3. Hukuk Dairesi
Esas : 2017/4752Karar : 2019/3809Karar Tarihi : 25.04.2019
MAHKEMESİ : SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi, tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, alış veriş merkezinin – 1 katında yeralan 17 nolu bağımsız bölümünü 27/07/2007 tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıl süreli olarak kiraladığını, gıda işi üzerine faaliyet yaptığını, kiralananı sürekli kanalizasyon karışımı olan suyun bastığını, ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, sorunun çözülmediğini, tespit yaptırdığını, kiralananı kullanamadığını ileri sürerek kira sözleşmesinin feshine, kira bedeli ve ortak giderin indirilmesine, şimdilik 2.000.00.-TL maddi, 1.000.00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, 16/12/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 11.724.15.- TL yükseltmiştir .
Davalı, davacının kira ödemelerinde temerrüde düştüğünü , kusurları bulunmadığını, yerel makamlarca yapılması gereken kanalizasyon sisteminin yetersiz olduğunu, bu gerekçe ile fesih talep edilemeyeceğini, davacının sigorta yaptırması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne, kira sözleşmesinin haklı nedenle feshine, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.000,00 TL alacağı dava tarihi olan 03/12/2008 tarihinden itibaren 9724,15 TL nin ıslah tarihi olan 16/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 1.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir .
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-)Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47–TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49- TBK 58). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. (TBK.58) maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49.(TBK.58) maddesi uygulanır.TMK’nın 24. ve BK’nın 49. (TBK.58) maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki yönlüdür.
Somut olayda, kiralananı kanalizasyon suyunun basmasından kaynaklanan manevi zarar istenilmiştir . Bu olay , iç huzuru bozacak nitelikte olgulardan olmadığından ve manevi zararın koşullarını düzenleyen BK’nun 49. (TBK 58) maddesine göre kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bulunmadığından, bu eyleme dair manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, manevi tazminat isteminin kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince , davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button