Ceza Hukuku

TCK MADDE 171 GENEL GÜVENLİĞİN TAKSİRLE TEHLİKEYE SOKULMASI

TCK Madde 171 Gerekçesi

Madde metninde, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması, suç olarak tanımlanmıştır.

Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun birinci fıkrasında söz konusu edilen fiillerin taksirle işlenmesi de, suç oluşturmaktadır. Ancak, bu fiiller dolayısıyla cezaya hükmedebilmek için de, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut bir tehlikenin meydana gelmesi gerekir.

Bu fiillerin işlenmesiyle bir zarar neticesinin meydana gelmesi hâlinde, meydana gelen zarar neticesi açısından örneğin taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçu oluşabilir. Bu gibi durumlarda, farklı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerekir.

Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması Suçu Nedir? (TCK 171)

Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçu, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olan bazı davranışların “taksirle” sergilenmesiyle vücut bulur. Taksir, dikkat veya özen yükümlülüğüne aykırı olarak dikkatsiz ve tedbirsiz hareket neticesinde istenmeyen bir sonucun meydana gelmesidir. Örneğin, tarlada çalışırken sigarasını söndürmeden yere atan kişinin bu hareketiyle komşuların tarlaları yanarsa genel güvenliği taksirle tehlikeye düşürme suçu oluşur.

Genel güvenliği taksirle tehlikeye düşürme suçu, 5237 sayılı TCK’nın “Topluma Karşı Suçlar” kısmında, “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” bölümünde TCK m.171’de yer almaktadır. Hareketin taksirle değil de kasten yapılması halinde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu işlenmiş olur.

Genel Güvenliği Taksirle Tehlikeye Düşürme Suçunun Unsurları

Genel güvenliği taksirle tehlikeye düşürme suçu, seçimlik hareketli bir tehlike suçudur. Bu nedenle taksirli hareket sonucu somut bir tehlikenin meydana gelmesi şart değildir. Örneğin, etraftaki çalı çırpıyı yakmak isterken çıkan yangının çevredeki bahçelere sıçraması halinde fail, taksirle genel güvenliği tehlikeye sokma suçu nedeniyle yargılanacaktır.

Suçun maddi unsurlarını oluşturan iki koşul vardır:

  • Fail taksirle; yangına, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmalıdır. TCK m.171’de taksirli hareketler sınırlı bir şekilde sayıldığından, örneğin, TCK m.170’de olduğu gibi taksirle silahla ateş etme fiili yoktur.
  • Failin cezalandırılabilmesi taksirli hareketin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması gerekir. TCK m.170’e göre taksirli hareketin sergilenmesi yeterli değildir. Kanun maddesinde; hareketin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması “objektif cezalandırılma şartı” şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması Suçunun Cezaları

Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer taksirle suç işleyen kişi ailevi bakımdan mağdur olacaksa kişiye ceza uygulanmaz. Bu durumda bilinçli taksir suçunda ise verilen cezanın yarısından 1/6 ‘sı kadar indirim yapılır. Failin mağdur olmasına karşı yapılan bu indirimde karşı zarar gören kişilerde mağdur olduysa bu karar uygulanmaz.

YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/3079 Karar : 2018/11059 Tarih : 24.09.2018

  • TCK 171. Madde
  • Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması Suçu

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, 5 adet güvenlik kamerasının çocuklar tarafından çalındığını, 28.07.2013 günü sabah 06.40 sıralarında çocukların yattığı yatak bölümüne giderek kameraları sorduğunda iki tanesini geri aldığını belirttiği anlaşıldığından müştekinin dinlenilerek kameraların ne şekilde iade edildiği hususu araştırılarak çocuklar tarafından iade edildiği anlaşılırsa 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorulmak suretiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı Kanunun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların, yurt binası içindeki kameralardan kestikleri kabloları alıp yurdun hamamında yakmak isterken yangının biranda büyüdüğü, binadaki yangın alarmının çaldığı, yurt nöbetçi amiri ve güvenlik görevlisinin olay yerine geldiği, çocuklarla birlikte yangını daha büyük boyuta ulaşmadan söndürdükleri, yangın nedeniyle hamamdaki lamba, lamba tesisatı ve fayansların zarar gördüğü, yine ertesi sabah suça sürüklenen çocukların tekrar bir araya gelerek yurt bahçesindeki ağaç dibinde tekrar ateş yaktıkları, ateşin büyüyerek yangına sebebiyet verdiği, fakat yine görevlilerin yetişmesiyle yangının büyümeden söndürüldüğü, suça sürüklenen çocukların çalmış oldukları kabloyu yaktıkları sırada yangın çıkması nedeniyle hamamda zarar oluştuğu, mala zarar verme suçunun kasten veya olası kast ile işlenebileceği, taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı, olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine “olursa olsun” bilinciyle devam etmesi gerektiği, taksir de ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olması, ancak neticenin istenmemesine rağmen sonucun meydana gelmesi gerektiği, somut olayımızda suça sürüklenen çocukların eylemlerinin taksir düzeyinde kaldığı ve mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yasal unsurları oluşmayan atılı mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocukların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

3-Suça sürüklenen çocukların, yurt binası içindeki kameralardan kestikleri kabloları alıp yurdun hamamında yakmak isterken yangının biranda büyüdüğü, binadaki yangın alarmının çaldığı, yurt nöbetçi amiri ve güvenlik görevlisinin olay yerine geldiği, çocuklarla birlikte yangını daha büyük boyuta ulaşmadan söndürdükleri, yangın nedeniyle hamamdaki lamba, lamba tesisatı ve fayansların zarar gördüğü, yine ertesi sabah suça sürüklenen çocukların tekrar bir araya gelerek yurt bahçesindeki ağaç dibinde tekrar ateş yaktıkları, ateşin büyüyerek yangına sebebiyet verdiği, fakat yine görevlilerin yetişmesiyle yangının büyümeden söndürüldüğü, suça sürüklenen çocukların aşamalarda alınan savunmalarında oyun oynamak için ateş yaktıklarını belirttikleri, suça sürüklenen çocukların eylemlerinin TCK’nın 171/1. maddesinde tanımlanan taksirle yangın suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

Adalet Hukuk Sistem Anayasa Kanunlar TCK TMK CMUK Yargıç Hakim Savcı Polis Ağır Ceza Mahkeme Sulh Asliye BAM Bölge İdare Adliye Mahkeme Duruşma Ağır Ceza Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Kabule göre de;

4-Kasten yangın çıkarma suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 170/1-a yerine TCK’nın 125/1 olarak gösterilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu konu hakkında benzer makalelerimiz için tıklayın

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button