Ceza Hukuku

Sigortalının Kazada %100 Kusurlu Olması I Avukat Abdulkadir Akıllar

Sigortalının Kazada %100 Kusurlu Olması I Avukat Abdulkadir AkıllarÖzet : Bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün idaresindeki kamyona gabari dışında, yüklü halde izin verilen azami genişliği 2.55 metreyi aşacak ve kasa kenarlarından dışarıya taşacak şekilde yükleme yapması, bu şekilde trafiğe çıkmak suretiyle trafiği tehlikeye düşürmesi nedeniyle olayda %100 oranında tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bilindiği üzere ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi
Esas : 2010/5013Karar : 2010/8274Karar Tarihi : 14.10.2010
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalıya ait aracın ağır kusurlu olarak istiap haddini aşacak ve taşar vaziyette yüklenmesi neticesinde karıştığı kazada 3. kişi aracının hasarlandığını, davalıya ait aracın dava dışı sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, poliçe limiti dahilinde 8.000 TL hasar bedelinin zarar gören 3. kişiye ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.000 TL tazminatın ödeme tarihinden İşleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ZMMS sözleşmesine dayanılarak sigortalı aleyhine açılan rücuan tazminat İstemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkiyi düzenleyen sigorta poliçesinin sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen 4/a maddesinde kaza ve zarar sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmişse, sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedilmektedir.
Bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün idaresindeki kamyona gabari dışında, yüklü halde izin verilen azami genişliği 2.55 metreyi aşacak ve kasa kenarlarından dışarıya taşacak şekilde yükleme yapması, bu şekilde trafiğe çıkmak suretiyle trafiği tehlikeye düşürmesi nedeniyle olayda %100 oranında tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bilindiği üzere ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder.
Dava konusu olayda İse, davalı sigortalının şoförünün yukarıda değinilen trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Davalı aracının dava dışı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru vardır ancak kasta yakın ağır kusur hali yoktur. Bu durumda mahkemece, rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın İstek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button