İcra-İflas Hukuku

Senette Lehtar Kısmındaki Ünvanın Eksik Yazılması

Senette Lehtar Kısmındaki Ünvanın Eksik YazılmasıYargıtayHukuk Genel Kurulu
Esas : 2001/199Karar: 2001/244Karar Tarihi : 14.03.2001 
Kambiyo  senetlerinde kural olarak lehdar hanesine hakiki veya hükmi şahsın tam  adının belirli bir şekilde yazılması gerekir. Lakin lehdar kısmındaki  unvan ciro yoluyla tamamlanmış ise; başka bir deyişle unvan sonradan  belirgin hale getirilmiş ise eksikliğin giderildiği kabul edilir.(Karar Tarihi : 14.03.2001)Kaldı  ki, ciro kısmındaki şirket unvanı nazara alındığında senedin ön yüzünde  lehdar ünvanının eksik yazılması sonuca etkili olmadığı gibi, senedin  arkasını ciro eden M.A.U.’ın da dosyaya ibraz edilen Ankara  41’nci Noterliğince düzenlenmiş 09.04.1997 tarihli vekaletname kapsamına  göre, senet imzalama yetkisi de dahil olmak üzere çok geniş kapsamlı  şirketi temsil ve yetkiye sahip olduğu görülmektedir. 
Bu durumda  mahkemece, kambiyo hukukuna mahsus takip yapılmasında bir usulsüzlük  bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde  karar verilmesi doğru olmamıştır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine  geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki  kararda direnilmiştir. 
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek  direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki  kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: 
KARAR : Kural olarak  kambiyo senetlerinde lehdar hanesine hakiki ve hükmi şahsın belirli  şekilde yazılması şarttır. Ne var ki, lehdarın eksik ifade edilmesi ve  bunun sonradan belirli hale dönüştürülmesi durumunda az yukarıda  açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Dahası bononun  bu yönde usulsüzlük durumunu bilen ve imzalayan borçlunun daha sonra bu  eksikliğe dayanması Medeni Kanunun 2’nci maddesi ile bağdaşmaz (Bkz.  Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku Ankara 1997 Sh. 489, 494).  Öte yandan bononun ciro şerhinde lehdarın tam hüviyeti belirlenmiş  olmakla eksikliğin tamamlanmış olduğu da açıktır. O nedenle bozma  kararında ve yukarıda açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulunca da  benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda  direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. 
KARAR :   Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel  Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı  HUMK.’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin  harcının geri verilmesine, 14.03.2001 gününde, oybirliği ile karar  verildi.”
“Taraflar  arasındaki “istirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;  Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen  27.04.2000 gün ve 2000/18 E- 397 K. sayılı kararın incelenmesi davalı  vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin  11.9.2000 gün ve 2000/5669-6542 sayılı ilamı ile; 
(…Davacı  vekili, müvekkilin keşidecisi olduğu ve davalının ciro yoluyla sahip  olduğu senedin lehdarın gerçek veya tüzel kişiliği bulunmaması, cirodaki  imzanın da yetkili şahsa ait olmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfında  olmadığını; ancak, davalının icra takibi ile müvekkilinden 65.700.000  lira tahsil ettiğini ileri sürerek, bu meblağın %80 faizi ile  istirdadını talep ve dava etmiştir. 
Davalı vekili cevabında,  senedin geçerliliğinin merci hakimliğince belirlenip, kararın  kesinleştiğini, davacının cirosunun sahteliğine dayanamayacağını; kaldı  ki, cironun geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 
Mahkemece,  iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, senette lehdar olarak  tüzel kişiliği olmayan “U. Dershanesi”nin gösterildiği, ciro kısmında  Ltd. Şti. kaşesi mevcut ise de, ciro imzasının şirketin yetkili  temsilcisine ait olmadığı, bu durumda, adi senet hükmündeki belge ile  kambiyo hukukuna mahsus takip yapılamayacağı, bu yolla yapılan takip  sonunda tahsil edilen paranın iadesi gerektiği sonucuna varılarak  davanın kabulüne karar verilmiştir. 
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi sonunda ödenen meblağın istirdadına ilişkindir. 
Davacı,  lehdar hanesinde “U. Dershanesi” yazan bonoyu imzalamış, bilahare,  senedin arkası “U. E. Öğr. Ltd.” kaşesi ile imzalanarak  davalıya ciro edilmiştir. Davacı bu davada sonuç olarak, dava konusu  senedin lehdarın bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığını  ileri sürmekte ise de, daha baştan lehdar hanesinde “U. Dershanesi”  yazılı senedi gördüğü halde imzalayan davacının böyle bir iddiası tipik  olarak MK m.2’ye aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde  olduğundan hukuken himaye edilemez.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button