Önalım Hakkına Konu Pay Elbirliği Mülkiyetine Tabi İse Önalım Davası Tüm Ortaklarca Birlikte Açılmalı Veya Açılan Davaya Muvafakat Edilmiş Olmalıdır

Önalım Hakkına Konu Pay Elbirliği Mülkiyetine Tabi İse Önalım Davası Tüm Ortaklarca Birlikte Açılmalı Veya Açılan Davaya Muvafakat Edilmiş Olmalıdır

Önalım Hakkına Konu Pay Elbirliği Mülkiyetine Tabi İse Önalım Davası Tüm Ortaklarca Birlikte Açılmalı Veya Açılan Davaya Muvafakat Edilmiş OlmalıdırYargıtay14. Hukuk Dairesi
Esas : 2013/2662Karar : 2013/8089Karar Tarihi : 28.05.2013
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil, yargılama sırasında dava konusu payın üçüncü kişiye satışı nedeniyle davalı hakkında HUMK’nun 186. maddesince tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 04.12.2012 günlü hükmün Yargıtay’ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız temyizi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.05.2013 günüiçin yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ve vekili Av. A.R.B. ile karşı taraftan davalı asil ve vekili Av. F.A. geldi. Açık duruşmaya başlandı.Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı olarak dava konusu 773 sayılı parseldeki 1/3 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davalı S. davaya konu payı dava dışı F.’ye 23.05.2011 tarihli trampa sözleşmesi ile devretmiştir. Davacı, 04.07.2011 tarihli dilekçesi ile HUMK’nun 186. maddesince davaya davalı S.’ye karşı tazminat davası olarak devam edeceğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000.-TL tazminatın davalı S.’den tahsilini istemiş, 29.11.2012 tarihli harcı yatırılan dilekçe ile de gerçek zararı olarak iddia ettiği 233.217,72.-TL’nin tahsili talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 70.000.-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 günlü 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.
Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Somut olaya gelince; davacının dava konusu 773 sayılı parselde dayandığı 1/3 pay davacı ile dava dışı Kezban ve Hikmet arasında elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği halinde mülkiyet maliklerinden davacı dışındaki K. ve H.’nin açılan davaya muvafakat ettiklerine dair beyanlarına ve imzası noterce onaylı muvafakat belgesine dosyada rastlanmamıştır.
Bu durumda yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda öncelikle taraf teşkili üzerinde durularak daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 990.-TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalıdan karşılıklı olarak alınarak birbirlerine verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat uygun bir ücret karşılığında size yardımcı olup yol haritanızı çizecektir.