Aile Hukuku

Ölen Eşin Mirasçılarının Sağ Kalan Eş Adına Kayıtlı Evlilik Birliği Sırasında Edinilen Maldan Dolayı Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi İle Katılma Alacağı

Eşin ölmesi halinde, sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan hukuki durumu ile ayrıca mirasçı olması bakımından içinde bulunduğu hukuki durum önem arzetmektedir. Günlük hayatımızda eşlerden biri ölünce sağ kalan eş ve diğer mirasçılar doğrudan miras hukuku hükümlerine göre mirasın intikali işlemlerin gerçekleştirse de, hukuken durum tam olarak da böyle değildir.

Zira eşlerden birinin vefat etmesi, mal rejimine son veren hallerden biridir. Ölüm halinde sağ kalan eşin miras hukukundan doğan hakları olduğu gibi, aile hukukundan doğan da birtakım hakları bulunmaktadır. Hatta sağ kalan eşin veya diğer mirasçıların aile hukukundan doğan talep hakkı önceliklidir.

Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı Ve Mal Paylaşımı 

Eşin ölmesi halinde, sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan hukuki durumu ile ayrıca mirasçı olması bakımından içinde bulunduğu hukuki durum önem arz etmektedir. Günlük hayatımızda eşlerden biri ölünce sağ kalan eş ve diğer mirasçılar doğrudan miras hukuku hükümlerine göre mirasın intikali işlemlerin gerçekleştirse de, hukuken durum tam olarak da böyle değildir.

Zira eşlerden birinin vefat etmesi, mal rejimine son veren hallerden biridir. Ölüm halinde sağ kalan eşin miras hukukundan doğan hakları olduğu gibi, aile hukukundan doğan da birtakım hakları bulunmaktadır. Hatta sağ kalan eşin veya diğer mirasçıların aile hukukundan doğan talep hakkı önceliklidir.

Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Esas : 2018/8713Karar : 2019/3853Karar Tarihi : 09.04.2019 
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi İle Katılma AlacağıTaraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR:Davacılar … ve … vekili, babaları muris Cengiz’in 2012 yılında vefat ettiğini, eşi davalı … ile evlilik birliği içinde edinilen ve davalı … adına kayıtlı olan malvarlığı yönünden mal rejimi tasfiye edilerek tespit edilecek alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, dava değeri fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL olarak bildirilmiştir.

Davalılar … ve …vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; verilen ilk kararda karı koca arasında açılmış bir mal rejimi tasfiyesi davasının bulunmadığı, evliliğin ölümle son bulduğu, ölümle birlikte miras hükümlerinin cari olduğu, miras bırakanın sağlığında mirasçıların miras paylarına zarar verici tasarrufları yönünden tenkis davası açılabileceği, mal rejiminden kaynaklanan davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin olduğu da dikkate alındığından torunun dedesinin mallarına yönelik mal rejimi davası açmasını kabul etmek anlamına geleceğini, bu da içinden çıkılamaz davaların doğumuna neden olacağı, bu nedenle mirasçı olarak miras bırakanın sağ kalan eş veya eşlerinin kabul edilmesi gerektiğinden davacıların dava taraf ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili tarafından yapılan temyiz itirazı üzerine Dairenin 2014/12235 Esas ve 2015/19632 Karar sayılı ilamıyla TMK’nin 225/1.maddesi gereği ölümle sona erdiği durumlarda tasfiyeyi engelleyen yasa maddesi bulunmadığı, Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek davalı sağ eş Ayşe yönünden hüküm bozulmuş, davalı … yönünden temyiz itirazının reddine karar verilmiştir.

Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın davalı … ile hiçbir ilgisinin olmadığı, söz konusu taşınmazın sahibi ile davalı arasında isim benzerliği olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazla ilgili davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, dava konusu araçla ilgili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde herhangi bir talebin bulunmadığı, ön inceleme aşamasına kadar bu araçla ilgili herhangi bir talebin olmadığı, dolayısıyla söz konusu araçla ilgili davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından reddedilen araç yönünden temyiz edilmiştir.

Mahkemece, yazılı şekilde araç hakkında talep bulunmadığı gerekçe gösterilerek ret kararı verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde, davacı taraf tapu bilgisine sahip oldukları bir adet taşınmazdan bahsetmiş fakat bunun yanı sıra ilgili tapu müdürlükleri ve trafik müdürlüklerini de delil listelerinde göstermek suretiyle evlilik birliği içinde edinilen araç ve başkaca taşınmaz olup olmadığının araştırılıp kayıtlarının celbiyle oluşacak sonuç dairesinde ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi talebinde bulunmuştur.

Mahkemece getirtilen kayıtlar sonucu eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 12.09.2008 tarihinde davalı adına edinilmiş bir adet araç bulunduğu tespit edilmiş, bu doğrultuda davacı taraf bozmadan sonra harcını yatırmak suretiyle sundukları 25.01.2018 tarihli dilekçeyle araç yönünden talep miktarını 4.000,00 TL olarak açıklamıştır.

Bu durumda aracın, dava konusu olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece, dosya kapsamı, iddia, savunma ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek Yasaya ve Daire’nin yerleşik uygulamasına uygun şekilde araç yönünden davacılar vekilinin katılma alacağı talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK‘nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu konu hakkında benzer makalelerimiz için tıklayın

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button