Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkinYargıtay 20. Hukuk Dairesi
Esas Numarası : 2017/5262Karar Numarası : 2017/2746Karar Tarihi : 03.04.2017
Taraflar arasındaki davada … 5. Asliye Hukuk ve … 5. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
… 5. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve davacının tüketici olduğu bu davaya bakmakla görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… 5. Tüketici Mahkemesi ise davacılar ile davalı yüklenici … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında … 32. Noterliğinin 22/08/2012 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiği, arsa maliki olan davacıların anılan hükümde belirtilen tüketici tanımına uymadığı anlaşılmakla, Tüketici Kanunu kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun 3/1. maddesi (l) bendinde “Gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerini” tüketici işlemi kapsamına almıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesi ise tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu belirlemiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesi gerekçesinde eser sözleşmelerinin kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Ancak, Kanunun sistematiği nazara alındığında, kanunda zikredilen eser sözleşmelerinden kastın; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile tüketici arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri 818 sayılı BK’nın 155 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türüdür. Bu sözleşmelerin bir tarafı arsa sahibi diğer tarafı yüklenicidir. Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununun 3/1-(k) maddesindeki tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amaç, kullanmak için konut edinmek değil arsasını değerlendirmektir. Bu nedenle arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin, 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Somut olayda; davacılar vekili, dava konusu … ili, … ilçesi, … Mah. … Sk. 119 pafta ve 6188 ada, parsel no:5’de kayıtlı 314 m2 arsada inşa edilmiş olan binada davalı müteahhit tarafında müvekkilleri adına tescili gerekirken diğer davalı….’a tescil edilen tapu kaydının iptaline ve hak sahibi müvekkilleri adına hakları nispetinde tesciline veya dairenin satılarak hissedarlar arasında pay edilmesini davalı … adına kayıtlı olmayan ve davalının haksız şagil olarak oturmakta olduğu bir diğer dairedeki işgalinin sona erdirilmesine, hak sahiplerine ait bu dairede oturduğu süre boyunca ödemesi gereken emsal kira bedelinin tespit edilerek hak sahibi müvekkillerine ödenmesine, varisleri ve müteahhit arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ve sözleşmenin teknik şartları dikkate alındığında önemli kusur ve eksiklikler bulunan taşınmazdaki bu kusur ve eksikliklerin davalı müteahhit tarafından giderilmesine, zararın müteahhit tarafından karşılanmasını, açıklanan bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve hak sahibi müvekkilleri adına hakları nispetinde tesciline veya dairenin satılarak hissedarlar arasında pay edilmesine, varisler ve müteahhit arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ve sözleşmenin teknik şartları uyarınca , başkaca hak kaybı durumu söz konusu ise hisse ve m2 oranlarının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespiti ile hak sahipleri adına işlenmemiş hisselerinin hak sahibi müvekkilleri adına tesciline veya satılarak satım bedellinin hak sahiplerine iadesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının 6502 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girmediği, arsasını değerlendirme amacının olduğu anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın HMK’nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş


WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat uygun bir ücret karşılığında size yardımcı olup yol haritanızı çizecektir.