Genel

İşverenin Yurtdışı Şantiyesindeki Çalışmalarının SGK’ya Bildirilmediğinden Hizmet Tespiti

İşverenin Yurtdışı Şantiyesindeki Çalışmalarının SGK’ya Bildirilmediğinden Hizmet TespitiÖzet : Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında geçen çalışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilebilmesi amacıyla ;Almanya, Arnavutluk Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, KKTC, Kanada, Karadağ, Kebek, Libya, Lüksemburg, Makedonya, Norveç, Romanya, Sırbistan ve Slovakya olmak üzere toplam 28 ülkeyle Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmış olup; davaya konu çalışmanın geçtiği Azerbaycan Ülkesiyle yapılmış bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaktadır.
Yargıtay10. Hukuk Dairesi
Esas : 2016/18457Karar : 2019/3605Karar Tarihi : 17.04.2019 
“İçtihat Metni”
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davanın davacının davalı şirketin Azerbaycan’da bulunan şantiyesinde çalışmak üzere bu ülkeye gittiği ve 12 Aralık 2011 tarihi itibarıyla mimar olarak çalışmaya başladığı ve iş akdinin Haziran 2012 sonu itibariyle feshedildiği, bu çalışmalarının diğer davalı SGK’ya bildirilmediği belirtilerek anılan tarihler arasında Kuruma bildirilmeyen sigortalılık sürelerinin tespiti ve sigorta primlerinin ödenmesi istemli işbu davanın açıldığı, mahkemece Türkiye ile Azerbaycan arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesi ile 5510 sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri somut olay bakımından yeterince tartışılıp değerlendirilmeksizin ve Azerbaycan’da iddia edilen hizmetlerin bildirimlerinin yapılıp yapılmadığı ilgili belgeler celbedilerek ortaya konulmaksızın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiştir.İncelemeye konu dosyada bulunan davacının 30.01.2013 tarihli hizmet döküm cetveline göre, hizmet bildirimlerinin 2009/8 dönemine kadar yapıldığı, dava konusu dönemde hizmet bildiriminin yapılmadığı, dosya kapsamında Azerbaycan’da iddia edilen dava konusu dönemde hizmet bildiriminin yapılıp yapılmadığına dair bir belgenin bulunmadığı, ancak mahkemece davacının geçici görevle götürülmediği, havalimanı inşaat projesinde mimar olarak çalışacağı için götürüldüğü, davalı iş verenin Azerbaycanda iş yeri bulunduğu dolayısı ile Azerbaycan’da sigortalı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında geçen çalışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilebilmesi amacıyla, çalışan sayısının yoğunluğu, ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmişlik düzeyi gibi kriterler dikkate alınarak çok sayıda devletle sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ve anayasal yönteme uygun biçimde yürürlüğe konulmuştur.Türkiye Cumhuriyeti tarafından şimdiye kadar Almanya, Arnavutluk Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, KKTC, Kanada, Karadağ, Kebek, Libya, Lüksemburg, Makedonya, Norveç, Romanya, Sırbistan ve Slovakya olmak üzere toplam 28 ülkeyle Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmış olup; davaya konu çalışmanın geçtiği Azerbaycan Ülkesiyle yapılmış bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaktadır.Dava konusu olaya ilişikin olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun’un 7. maddesi:“1. Bir Tarafın mevzuatına tabi olan ve bir Tarafın işvereni tarafından diğer Taraf Ülkesine 24 aydan az bir süre için çalışmaya gönderilen bir şahıs, bu hizmetleri birinci Taraf Ülkesinde yerine getirilmiş gibi, yalnız birinci Taraf Ülkesinin mevzuatına tabi olur. Her iki Tarafın Yetkili Makamlarının önceden onaylamasıyla bu süre toplam 60 ayı geçmemek şartıyla uzatılabilir.2. Taraf Ülkelerden birinin sınırları içinde kendi sermayesi hesabına faaliyette bulunan şahıs, kendi faaliyetini geçici olarak 2 nci Taraf Ülkenin sınırları içinde gerçekleştirmek amacıyla bu Ülkeye geldiği halde 24 aya kadar 1 inci Ülkede faaliyet göstermiş gibi o şahsa 1 inci Tarafın mevzuatı uygulanır. Her iki Tarafın Yetkili Makamlarının önceden onaylaması koşuluyla bu süre toplam 60 ayı geçmemek şartı ile uzatılabilir.3. Taraf Ülkelerin birinde merkezi bulunan hava, kara taşımacılığı veya telekomünikasyon firmalarında çalışan şahsın diğer Taraf Ülkeye gönderilmesi halinde, gönderen Tarafın mevzuatı uygulanır.4. Gemi mürettebatı ve gemide mürettebat olmayan diğer çalışanlar geminin taşıdığı bayrağın ait olduğu Taraf Ülkenin mevzuatına tabidirler.5. Taraflardan birinin diğer Taraf Ülkesindeki şube veya daimî temsilcilik bürolarında çalışan şahıslar, şube veya daimî temsilciliğin bulunduğu Taraf Ülkenin mevzuatına tabidirler.6. Bir Taraf Ülkenin devlet kuruluşlarında, resmî temsilciliklerinde veya buna eşit olan kurumlarında çalışan şahıslar, vatandaşı olduğu Tarafın mevzuatına tabi olurlar. Bu şahıslar, diğer Tarafın vatandaşı oldukları durumda veya sürekli olarak bu ülkede oturuyor iseler, bunlar; sürekli oturdukları Ülkenin mevzuatının uygulanmasını, işe başladıkları tarihten itibaren 3 ay içinde talep edebilirler.” hükmüne amirdir.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler çerçevesinde mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince; Azerbaycan Sosyal Güvenlik Kurumu’na dava konusu dönemde davacı adına davalı şirketin iddia edilen şubesi işyerinden hizmet bildiriminin yapılıp yapılmadığı Azerbaycan’dan istinabe yoluyla ilgili yurtdışı belgeleri celbedilerek belirlenmeli ve devamında anılan Türkiye ile Azerbaycan arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesi ve özellikle 7. maddesi kapsamında hizmet tespitine ilişkin değerlendirme yapılarak, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button