İş Hukuku

İşverene Karşı Davası Veya Husumeti Bulunan İşçilerin Tanık Olamayacağına İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Esas : 2015/20572Karar : 2018/1190Karar Tarihi : 24.1.2018
‘’…Mahkemece davacının fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve bunlara bağlı olarak kıdem tazminatı alacakları hüküm altına alınmış hafta tatili talebi ve yıllık ücretli izin alacağı reddedilmiştir. Davacı haklı feshe dayalı olarak belirttiği fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödenmemesi iddiasını tanık ile ispatlamıştır.

Aynı gün temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında davacıların birbirlerine tanık oldukları(2015/4898 E., 2015/34583 E., 36420 E.,) ve hesaplamaların tanık beyanlarına dayanılarak yapıldığı anlaşılmıştır. Davacılar aynı işyerinde beraber çalışan ve aynı sebeple hak talep eden kişiler olup doğrudan doğruya menfaat birliği içerisindedirler. Bu sebeple tanıklık beyanlarına itibar edilemez.

Başkaca delilde sunulmamıştır. Bu sebeple davacının ispatlanamayan fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yemek ücreti farkı alacakları ile bu alacaklara bağlı kıdem tazminatının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…’’

Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Esas : 2015/7056Karar : 2017/165Karar Tarihi : 17.01.2017
‘’…Diğer taraftan 6100 HMK’nın tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. Maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. Maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı taraf fazla çalışma yaptığını iddia etmiş ve tanık deliline dayanmıştır. Davacı tanıklardan bir tanesi davacının komşusu, diğeri ise daha önce aynı iş yerinde çalışmış ancak ayrıldıktan sonra davacı ile ortak bir iş yeri açan kişidir. Davacı komşusu tanığın iş yeri çalışma koşullarını bilmesinin mümkün olmaması ve diğer tanığın ise davacı ile ortak menfaat birliği içinde bulunması karşısında bu tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğinden ve fazla çalışma yapıldığı yönünde başkaca da delil bulunmadığından davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır…’’

İş Kazası Tehlikeli İşler İş Güvenliği Masa başı Ofis Çalışanı Bilgisayar Freelance İşçi İş Kazası Tazminat Fazla Mesai Kıdem İhbar Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

Esas : 2013/1462Karar : 2015/869Karar Tarihi : 25.2.2015
‘’… Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz ise de işveren aleyhine dava açan kişiler davacı tanığı olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi; birbirlerine tanıklık eden kişilerin beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması ile bu tanıkların beyanlarının diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmesi gerekir.
Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2011 gün ve 2010/2-751 E. 2011/96 K. ile 12.09.2012 gün ve 2012/2 E. 2012/551 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.

Somut olayın incelenmesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta tatil ücret alacağı hesaplanırken, davacı tanık anlatımları delil olarak değerlendirilmiş ise de davacı tanığı olarak dinlenen işçilerin aynı şekilde davalı işveren aleyhine aynı iddialar ile dava açan kişiler olduğu ve davacının hafta tatillerinde çalıştığına dair soyut tanık anlatımları dışında delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamaların ışığında uyuşmazlığın değerlendirilmesinde, diğer yan delillerle desteklenmeyen ve aynı işveren aleyhine aynı iddia ile açtıkları davalar nedeniyle menfaat birliği bulunan davacı tanıklarının beyanlarının hafta tatilinde çalışma iddiası yönünden hükme esas alınması mümkün olmadığından; diğer bir ifade ile davacı dinlettiği tanıklarla hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını yöntemince kanıtlayamadığından davacının hafta tatili ücret alacağı isteminin reddi yerine, yazılı gerekçelerle kabul edilmesi isabetsizdir.

O halde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır…’’

YargıtayHukuk Genel Kurulu

Esas : 2007/815Karar : 2007/842Karar Tarihi : 14.11.2007
“Davacının dinletmiş olduğu tanıklar bu davanın sonucundan etkilenebilecek durumdaki işçiler olup aralarında menfaat birliği söz konusudur. Ayrıca davacı uzun bir süre ihtirazı kayıt ileri sürmeden aylık ücretlerini almıştır. Bu nedenle davacı ara dinlenmelerde fiilen çalıştığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Masa başı Ofis Çalışanı Bilgisayar Freelance İşçi İş Kazası Tazminat Fazla Mesai Kıdem İhbar Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Esas : 2015/5198Karar : 2016/62Karar Tarihi : 17.01.2017
‘’…Davacı tanıkları aynı kursta kursiyer olarak çalışan öğretmenlerdir, bu davadan çıkacak sonucun tanığın menfaatini de ilgilendireceği hususu göz önünde tutulduğunda davacı ile menfaat birliği içinde hareket etmesi mümkün olması nedeniyle davacının hizmet süresinin SGK belgeleri yerine tanık beyanları itibarla belirlenmesi hatalıdır. Bu nedenle davacının hizmet süresinin SGK hizmet döküm cetveline göre belirlenerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarının da bu süre esas alınarak değerlendirilmesi gerekirken menfaat birliği içinde hareket eden tanık beyanı ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir. … O halde davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır….’’

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

Esas : 2013/4370Karar : 2013/4135Karar Tarihi : 21.03.2013
‘’ Somut olayda; fazla çalışma ve hafta tatili alacakları davacı tanık beyanlarına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Davacı tanığı Ali Tekin tarafından Ankara 19. İş Mahkemesine açılan davada bu tanığın fazla mesai ve hafta tatili talepleri reddedilmiş, karar Ali Tekin vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 22.H.D.’nin 2012/18727 E.-2012/20672 K. sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tanık beyanlarından ve kayıtlardan davacı tanıklarının davalılara karşı davaları olup mahkemece fazla çalışma alacağı talebinin reddi gerekirken husumetli tanık beyanlarına itibarla kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.’’

YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2017/ 39931 Karar: 2017 / 19330 Karar Tarihi: 26.09.2017
YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2017/ 39930 Karar: 2017 / 19329 Karar Tarihi: 26.09.2017
YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2017/ 39929 Karar: 2017 / 19328 Karar Tarihi: 26.09.2017
YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2017/ 39928 Karar: 2017 / 19327 Karar Tarihi: 26.09.2017
YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2017/ 39927 Karar: 2017 / 19326 Karar Tarihi: 26.09.2017
Tarihli kararlarda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

‘’…Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla mesai alacaklarının hesaplanması açısından tanık beyanları ile bir sonuca ulaşılamayacağı belirtilmek suretiyle dosyada mevcut olan bordrolarda ayda ortalama 30 saat fazla mesai tahakkukunun yapıldığı, buna göre tahakkuk olmayan dönemler için de davacının, haftalık 7.5 saat mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak hesaplama dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

Dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarının, davacının çalışma saatleri ve düzeni ile ilgili net ya da belirlenebilir nitelikte olmadığı, davacı tanıklarından birinin de husumetli olduğu anlaşıldığından fazla mesai hesaplamasına esas alınamayacaktır. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraf tanık beyanlarına göre; daha önce yapılan fazla çalışmaların ortalamasının alınarak fazla mesai alacaklarının hesaplanamayacağı, davacının fazla çalışmaya ilişkin iddiasını yeterli ve inandırıcı deliller ile ispatlayamadığı anlaşıldığından fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir….’’

Belediye İş Kazası Tehlikeli İşler İş Güvenliği Masa başı Ofis Çalışanı Bilgisayar Freelance İşçi İş Kazası Tazminat Fazla Mesai Kıdem İhbar Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Yargıtay

22. Hukuk Dairesi

Esas : 2017/25757Karar : 2017/13361Karar Tarihi : 05.06.2017
‘’..Somut olayda, davalı işyerinde endeks okuma elemanı olarak çalışan davacının tanıklarının anlatımına itibar edilerek yaz aylarında 07.00-19.00 arası haftanın 7 günü, kış aylarında 07.00-19.00 arası haftanın 6 günü çalıştığı kabulü ile yaz aylarında 21 saat kış aylarında ise 18 saat fazla çalışma yaptığı ve dini bayramların ilk iki günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilmiştir. Ne var ki, davacı tanıkları husumetli olup yan deliller ile desteklenmedikçe beyanlarına tek başına itibar edilmesi mümkün değildir.

Davacı tanıklarından …’in Dairemizce onanan dava dosyasında (Dairemizin 2016/1812 esas sayılı dava dosyası), davalı işyerinde 08.00-17.00 arası haftanın 6 günü çalışılarak 3 saat haftalık fazla çalışma yapıldığı, dini bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı belirlenmiştir. Bu tanık ile davacının birlikte çalıştıkları bir dönem bulunduğu, birlikte çalışmadıkları dönem bakımından işyerindeki çalışma düzeninin değiştiğine yönelik bir delil bulunmadığı, davacının yaptığı iş ve dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının 08.00-17.00 arası haftanın 6 günü çalışarak 3 saat fazla çalışma yaptığı, dini bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, belirtilen çalışma şeklinden daha fazla çalıştığını ve hafta tatili günlerinde çalıştığını yöntemince ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemede açıklanan kabule göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…’’

Bu konu hakkında benzer makaleler için tıklayın

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button