Genel

Iskan Alınamayan Dairelerde Müteahhidin Sorumluluğu

Iskan Alınamayan Dairelerde Müteahhidin SorumluluğuÖzet : Dairemizin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıklarda uyguladığı genel ilke ve kurallara göre yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünün bulunması halinde bağımsız bölümler arsa sahibine fiilen teslim edilse dahi kullanma izin belgesi olmayan bağımsız bölümleri kullanmaya zorlanamayacaklarından, arsa sahibinin teslim aldığı bağımsız bölümleri fiilen kullanmak ya da kiraya vermek suretiyle ekonomik yarar sağladığı yüklenici tarafından kanıtlanamadıkça gecikme tazminatı istenebileceği kabul edilmektedir.
Yargıtay15. Hukuk Dairesi
Esas : 2019/1378Karar : 2020/95Karar Tarihi : 15.01.2020 
“İçtihat Metni”
Davacılar 1-… 2-… 3-… Mirasçıları a)… b)… c)… d)… 4-… 5-… 6-… Mirasçıları a)… b)… c)… ile davalı … Proje Müh. Müş. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı … 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06.10.2015 gün ve 2013/141 E.-2015/279 K. sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2018 gün ve 2016/610 E.-2018/5779 K. sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece devamı kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.12.2018 gün, 2016/610 Esas, 2018/5779 Karar sayılı bozma ilamına karşı davacılar vekilince yasal süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan hukuk dairesince incelenmesi gerekir ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün, 2018/1 sayılı iş bölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanıp 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtaya gelen dava dosyalarını inceleme görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacılar ve mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.2-Davacıların murisi… ile davalı şirket arasında … 7. Noterliği’nde 24. Nisan 2002 gün 11298 yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile aynı taraflar arasında yine … 7. Noterliği’nde 26.03.2007 gün, 9537 yevmiye nolu düzenleme şeklinde ek kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacıların murisi… arsa sahibi, davalı şirket yüklenicidir. Asıl sözleşmede inşaat süresi, teslimi gereken tarih ve yüklenicinin sorumlulukları ile ilgili bir düzenlemebulunmamakla birlikte biçimine uygun olarak düzenlenip imzalanan 26 Mart 2007 gün 9537 yevmiye nolu düzenleme şeklinde ek kat karşılığı arsa sözleşmesinin 3. maddesinde mukavele süresi ve şekli, 4. maddede inşaatın sorumluluğu ve diğer hükümler, 5. maddede de mahal listesi düzenlenmiştir.Ek sözleşmenin 4. maddenin “a” bendinde yüklenicinin sorumlulukları belirtilmiş ve anlaşmanın genel kuralının arsa sahiplerinin inşaat ile ilgili hiçbir masrafa katılmayacakları”b” bendinde, inşaatın başından bitimine kadar yani mesken ruhsatı (yapı kullanma izin belgesi) alınana kadar inşaatla ilgili ortaya çıkacak her türlü hadise ve olaylardan dolayı maddi ve manevi, cezai hukuki bilumum sorumlulukların yükleniciye ait olacağı, “d”bendinde de arsa sahibine isabet edecek bağımsız bölümlerin iskan ruhsat harçlarının herkesin kendisine ait olacağı ve sorumluluğun ödemeyi geciktirenlere ait olacağı kararlaştırılmıştır. Ek sözleşmedeki bu düzenlemelerden, davalı yüklenicinin yapı kullanma izin belgesini almayı da üstlendiği ancak 4/d deki düzenlemeye göre yapı kullanma izin belgesi masraflarının arsa sahibine ait olacağı anlaşılmaktadır.Dairemizin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıklarda uyguladığı genel ilke ve kurallara göre yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünün bulunması halinde bağımsız bölümler arsa sahibine fiilen teslim edilse dahi kullanma izin belgesi olmayan bağımsız bölümleri kullanmaya zorlanamayacaklarından, arsa sahibinin teslim aldığı bağımsız bölümleri fiilen kullanmak ya da kiraya vermek suretiyle ekonomik yarar sağladığı yüklenici tarafından kanıtlanamadıkça gecikme tazminatı istenebileceği kabul edilmektedir. Davacı arsa sahibi icra takibinde gecikme tazminatının başlangıç tarihinin 31.01.2008 olduğunu belirtmiş ancak hangi tarihe kadar istemde bulunduğunu açıklamamıştır. Karar düzeltme dilekçesinde de kat irtifakının 10.02.2012 tarihinde tesis edilmiş olup bu tarihte kendilerine teslim edilmesi gereken bağımsız bölümleri teslim aldıklarını kabul etmişlerdir. Davalı yüklenicinin inşaatı tamamlayı yapı kullanma izin belgesini alma aşamasına geldiği ve ek sözleşmenin 4/d maddesine göre yapı kullanma izin belgesi harçlarını ödemeleri konusunda davacı arsa sahiplerine keşide ettikleri bir ihtarnamesi bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, yapı kullanma izin belgesinin alınıp alınmadığı alınmış ise hangi tarihte alındığının ilgili belediyeden sorulup belge suretleri getirdildikten sonra, davacıların icra takip talebindeki gecikme tazminatı istemlerinin başlangıç tarihlerinin 31.01.2008 olduğunu dikkate alarak davacıların karar düzeltme dilekçesindeki beyanlarına göre 10.02.2012 tarihine kadar gecikme tazminatı istedikleri gözetilerek davacıların talep ettiği tarihten 10.02.2012 tarihini geçmemek koşuluyla yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihe kadar davacıların sözleşmeye göre kendilerine bırakılan bağımsız bölümler için istemekte haklı olduğu gecikme tazminatı miktarı konusunda hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken icra takibindeki gecikme tazminatının başlangıç tarihi ve davacıların teslim aldıkları kabul ettikleri tarih gözden kaçırılarak hesaplama yapan bilirkişi raporunaitibar edilerek itirazın asıl alacak yönünden iptâli ve asıl alacak yönünden takibe devam edilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken 12.12.2018 tarihli kararda belirtilen gerekçeyle bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davacılar ve mirasçıları vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve mirasçılarının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2018 gün, 2016/610 Esas, 2018/5779 Karar sayılı ilamının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün değiştirilen bu gerekçeyle davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine, ödenenden 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,15.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button