Genel

İşe İade Kararıyla Boşta Geçen Sürelere İlişkin Ücretlerin İşverenden Tahsil Edilmesiyle Ödenmiş Olan İşsizlik Ödeneğinin İş Kurumuna İadesi Gerekir

İşe İade Kararıyla Boşta Geçen Sürelere İlişkin Ücretlerin İşverenden Tahsil  Edilmesiyle Ödenmiş Olan İşsizlik Ödeneğinin İş Kurumuna İadesi GerekirYargıtay22. Hukuk Dairesi
Esas : 2018/16582Karar : 2019/2163Karar Tarihi : 04.02.2019 
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İş MahkemesiDAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davacı İsteminin Özeti : Davacı vekili, davalının işsizlik ödeneği aldığı dönemde gelir getirici işte çalıştığının tespit edilmesi nedeni ile fazladan ödenen işsizlik ödeneğinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi ile takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalı tarafça takibe yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti : Davalı aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti : Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davalının … 25. İcra Müdürlüğü’nün 2013/7979 sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si üzerinden belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz : Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe : 1-Taraflar arasında dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda dava dilekçesinin davalının evde bulunmaması sebebi ile davalının eşine tebliğ edildiği tebligat parçasına yazılmış ise de davalının eşinin tebligat parçasında imzasının bulunmaması nedeni ile dava dilekçesinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliği sağlanarak yargılamaya devam edilip oluşacak sonuca göre dava konusu alacak yeniden değerlendirilmelidir. Davalının savunma hakkını kısıtlar şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.2-Kabule göre de davada çözülmesi gereken uyuşmazlık; iş akdi feshedildikten sonra işsizlik ödeneği alan sigortalı işsizin, işe iade kararı ile işe başlaması halinde boşta geçen süre içinde aldığı işsizlik ödeneğinin iadesinin gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir.4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun genel gerekçesinde “İşsizlik sigortası bir iş veya işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına karşın tamamen kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden çalışanlara bir yandan yeni bir iş bulunmasına gayret edilirken, diğer yandan da bunların işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını kısmen de olsa karşılayarak, kendisinin ve ailesinin zor duruma düşmesini önlemek amacıyla belli süre ve ölçüde ödemeyi kapsayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulmuş zorunlu bir sigorta koludur.İşsizlik sigortasının önemli unsurlarından birisi de işsiz kalan sigortalılara mesleklerine uygun, en son çalıştıkları işin çalışma ve ücret koşullarına yakın bir iş bulunamadığı takdirde meslek değiştirme ve yetiştirme eğitimlerinin verilmesidir.Sigortalı işsizlere, işsizlik ödeneği vermek suretiyle gelir sürekliliğini sağlamak işsizlik sigortasının bir yönünü oluşturmaktadır. Diğer bir yönü ise sigortalı işsizleri işe yerleştirmek ya da yeniden istihdam şansı elde edebilmeleri için gerekli olan meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi vermektir. Bütün bunlar göz önüne alındığında işsizlik sigortası ile iş ve işçi bulma hizmetlerinin birbirinden farklı düşünülmesinin imkansızlığı ortaya çıkmaktadır.Sistemin amacı işsizlerin gelir kayıplarını bir ölçüde de olsa gidermenin yanı sıra iş gücünü sürekli, etkin ve verimli çalıştırarak insan gücü israfını en aza indirmektir.” açıklaması ile kanunun işsizlik sigortasının amacını kabul şekli açıkça belirtilmiştir.Davanın yasal dayanağını oluşturan 4447 sayılı Kanunun gerekçesinde belirtilen ilkelerde de açıklandığı üzere; işsizlik sigortasının ilk ve doğrudan amacının işsizlik riski ile karşılaşan sigortalı işsize gelir güvencesi sağlamak olduğu, böylece işçi ve ailesinin yaşam standartının yeni bir iş buluncaya veya eski işine dönünceye kadar korunmuş olacağı, sigortalı işsizin işe iade davasının devamı süresince fiilen işsiz kaldığı gözetildiğinde; işveren tarafından 4447 sayılı Kanunu’nun 51. maddesinde yazılı haller kapsamında iş akdi feshedilen sigortalı işsizin, feshin geçersizliğine karar verilerek işe başlatılması halinde, boşta geçen dönem içinde aldığı işsizlik ödeneğinin iadesinin mümkün olmadığının kabulü gerekir.Öte yandan; 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 21/3. maddesindeki feshin geçersizliğine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer haklarının ödeneceğinin belirtilmiş olması da, anılan Kanunun 20. maddesinde, işçi feshin geçersizliği talebiyle açacağı davayı fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde açacağı, İlk Derece Mahkemesi seri yargılama usulüne göre davayı iki ay içinde sonuçlandıracağı ve kararın temyizi üzerine Yargıtay’ca bir ay içinde kesin karar verileceği gözetilerek, yargılamanın en çok dört ayda tamamlanacağını öngörür. Ancak uygulamada iş yoğunluğu nedeniyle bu süre içinde davanın karara bağlanmasının mümkün olmadığı ve İş yargılamasına ilişkin sürecin dört ayı aştığı bilinen bir gerçektir. Kanundaki düzenleme ile feshin geçersizliğine dair karar alan işçinin, en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınarak korunmuş olması, yargılamanın bu süreleri aşması halinde kanunda getirilmiş bir yaptırım bulunmaması karşısında, yargılamanın uzamasının ve dört ay içinde karara bağlanamamasının olumsuz sonuçlarının sigortalıya yüklenerek ödenen işsizlik ödeneğinin iade edilmesi sonucuna varılması, 4447 sayılı Kanun’un ve sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaşmaz.Öte yandan; 4447 sayılı Kanun/un 50. maddesinde de; sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemelerin geri alınacağından bahsedilmekte olup, işsizlik ödeneğine hak kazanacak şekilde iş akdi feshedilen ve kendisine işsizlik ödeneği ödenen sigortalı işsizin kusurunun bulunduğundan da bahsedilemez.Ne var ki; 4447 sayılı Kanun/un 52/b maddesine göre işsizlik ödeneği, işsiz kalan işçiye verilir ve bu ödeneği almakta olan kimsenin gelir getirici bir işte çalışmaması gerekir. Kanun koyucunun açıkça öngördüğü üzere; gelir getirici işte çalışma hali; işsizlik ödeneği yönünden hak düşürücü niteliktedir. Feshin geçersizliğine dair mahkeme kararının kesinleşmesine kadar işe başlatılsın veya başlatılmasın işçiye çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklardan, iş kazaları ve meslek hastalıkları ile işsizlik sigortası dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primlerin kesilmesi, primlerin işverence ödenmesi ve bu sürelerin hizmetten sayılarak işçinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gereklidir. İşçinin boşta geçen ve çalışılmış gibi kabul edilen en çok dört aylık süre içinde gelir elde ettiği, işsiz kalmanın sonuçlarının bu şekilde telafi edildiği gözetildiğinde, dört aylık süre için ödenmiş olan işsizlik ödeneğinin İş Kurumuna iadesi gerekir. Aksinin kabulü çifte ödemeye neden olacağı gibi, 4447 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan amacına da aykırılık teşkil eder.Somut olayda iş akdi 02.12.2003 tarihinde iş veren tarafından feshedilen davalı işsizlik ödeneği ödenmesi için İş Kurumuna talepte bulunmuş, talebi kabul edilen davalıya 31.12.2003-31.08.2004 tarihleri arasında işsizlik ödeneğin ödenmiş, işveren aleyhine açılan dava sonucunda, feshin geçersizliğine ve davalının işe iadesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine davalı tarafça … İcra Müdürlüğünün 2006/639 takip sayılı dosyası ile işe iade kararında hüküm altına alınan 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların tahsili amacı ile işveren aleyhine takip başlatılmış, işverenin itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası devam ederken işverence işçinin hak ettiği 4 aya kadar boşta geçen ücret ve diğer hakları ödenmiştir. Davacının hizmet döküm cetvelinde 2004/1 döneminde işe giriş ve çıkış kaydı bulunmadan 120 gün prim ödemesinin işe iade sonrası 4 aya kadar boşta geçen cüret ve diğer hakların verilmesine ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu halde işçinin boşta geçen ve çalışılmış gibi kabul edilen en çok dört aylık süre içinde gelir elde ettiği, işsiz kalmanın sonuçlarının bu şekilde telafi edildiği gözetildiğinde, dört aylık süre için ödenmiş olan işsizlik ödeneğinin İş Kurumuna iadesi gerektiğinin düşünülmeyerek davalı işçiye 2004 yılında yapılan tüm ödemelerin iadesine karar verilmesi hatalı olmuştur.Öte yandan sigortalı işsizin kusurunun bulunmadığı gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması gerektiği ve icra inkar tazminatına da hükmolunamayacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat uygun bir ücret karşılığında size yardımcı olup yol haritanızı çizecektir.