İş Kazası Maluliyet Prosedürü Ve Yüksek Sağlık Kurulu Kararı İle Adli Tıp Kurumu Kararının Çelişmesi

İş Kazası Maluliyet Prosedürü Ve Yüksek Sağlık Kurulu Kararı İle Adli Tıp Kurumu Kararının Çelişmesi

İş Kazası Maluliyet Prosedürü Ve Yüksek Sağlık Kurulu Kararı İle Adli Tıp Kurumu Kararının ÇelişmesiYargıtay10. Hukuk Dairesi
Esas : 2020/6714Karar : 2020/4750Karar Tarihi : 22/09/2020 
“İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının geçirmiş olduğu beyin kanaması rahatsızlığının iş kazası olduğunun ve davacının bu iş kazası neticesi meydana gelen maluliyetin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, 19/03/2015 tarihli karar ile istemin reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 22/02/2016 tarihli ilamı ile işverenin davaya dahil edilmesi, iş kazasının tespiti ve kaza tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönlerinden bozmaya karar verilmiştir.Bozmaya uyan Mahkeme tarafından 27/06/2019 tarihli karar ile davanın kabulüne, mesai esnasında gerçekleşen beyin kanamasının iş kazası olarak kabulüne, 03/08/2003 tarihli iş kazası nedeniyle davacıdaki meslekte kazanma güç kayıp oranının %42,2 olarak tespitine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyize getirmiştir.Dosya kapsamına göre, 03/08/2003 tarihinde mesai esnasında beyin kanaması ile davacının hastaneye kaldırıldığı hastane evrakı, tanık beyanı, bilirkişi raporu ile sabit olup, bu yönüyle kararın doğru olduğu açıktır. Sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünden ise;Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.”Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.Somut olayda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan 22/12/2017 ve 10/04/2019 tarihli iki ayrı raporda, iş kazasına bağlı davacıdaki meslekte kazanma güç kayıp oranının %42,2 olarak tespit edildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan (SSYSK) ise bu yönde raporun alınmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki mevzuat kapsamında Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan iş kazasının yaşandığı tarih itibariyle davacıdaki meslekte kazanma güç kayıp oranını gösteren raporun alınması, alınacak SSYSK raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurul raporunun aynı olması halinde buna göre karar verilmesi, aksi halde Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3. İhtisas Kurul raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulundan rapor alınması ile sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozma sebebi olarak görülmüştür.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır.O halde, temyiz talebinde bulunan davalının bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmelidir ve sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalının sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 22/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat uygun bir ücret karşılığında size yardımcı olup yol haritanızı çizecektir.