Aile HukukuTanıma ve Tenfiz Hukuku

İran Boşanma Kararının Türkiye de Tanınması Ve Tenfizi

Yabancı mahkemece tarafların boşanmalarına karar verilmemiş, erkeğe üç ay süreyle geçerli olmak üzere notere başvurmak için boşanma yetkisi verilmiştir. Davacı erkek notere başvurmuş ve noter tarafından boşanma belgesi düzenlenmiştir. Bu durumda ortada yabancı mahkemece verilmiş bir boşanma kararı bulunmamaktadır.

Tarafların boşanmalarına, yabancı mahkemece karar verilmeyip üç ay süreyle geçerli olmak üzere, erkeğe notere başvurmak suretiyle tek taraflı irade beyanıyla boşanma yetkisinin verilerek kadının iradesinin yok sayılması niteliğindeki karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu itibarla yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Konu hakkında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas : 2018/3127Karar : 2018/15305 Karar Tarihi : 25.12.2018 sayılı ilamı incelendiğinde

İçtihat Metni
MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 15.03.2018 gün ve 2017/1560-2018/3429 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Cep Telefonu Mobil Aldatma Tehdit Şantaj Müstehcen Görüntü Facebook Instagram Sosyal Medya Gaziantep Ağır Ceza - Anlaşmalı Boşanma - Çekişmeli Boşanma - İşçi - İdari Dava - İş Davası - Velayet - Miras - Tüketici - Avukatı
Davacı yabancı mahkeme kararının tanınmasını istemiş, mahkemece, 27.12.2016 tarihli ilk kararla davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 03.02.2016 tarih 2015/11895 E.-2016/1617 K. sayılı ilamıyla; davalı kadının, tanınması istenilen davaya konu yabancı mahkeme kararının iptali için İran’da açtığı davanın sonucunun beklenilmesi gerekçesi ile hüküm usulden bozulmuş, ilamda diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği de açıkça belirtilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı kadın tarafından temyizi üzerine Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı kadın tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır (MÖHUK m.50/1). Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.

Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz (MÖHUK m.58/1).Tanıma kararı verilebilmesi için ortada bir mahkeme kararı bulunması ve bu kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir (MÖHUK m.54/1-c, 58/1).
Türk hukuk düzeninin temelini teşkil eden ve kendisinden vazgeçilmeyecek normlarının ihlal edilmesi halinde kamu düzeninin açıkça ihlal edildiğinden söz edilebilir.
“…Burada esas alınması gereken kıstas, yabancı ilamın Türk Hukukunda bir veya birden çok kanun hükümlerine aykırı bulunmasından çok, Türk Hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine bakmak olmalıdır” (10.02.2012 tarih ve 2010/1 E, 2012/1 K.saylı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).

Boşanma avukatı anlaşmalı çekişmeli boşanma gaziantep محامي الطلاق
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (TCA) Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesinde “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Hiçbir kişiye, aileye, … veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları, bütün işlerlerde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar (TCA m.10/1-2).” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları başlıklı 41/1. maddesine göre “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.”

Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü başlıklı 11. Maddesine göre; “Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır(TCA m.11/1).
Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan “11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol”, 6684 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunarak, 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmiş ve iç hukuk hükmü haline gelmiştir. Ek 7 Nolu Protokol’ün 5. maddesine göre, “Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir“.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlerarası Andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda Milletlerarası Andlaşma hükümleri esas alınır. (TCA m. 90/son).

Boşanma Avukatı gaziantep anlaşmalı çekişmeli
Eldeki davada, dosyada bulunan aile nüfus kaydına göre, Türk vatandaşı olan taraflar Şişli nüfusuna kayıtlı olup 19.02.1981 tarihinde evlendikleri, Armin adında ergin bir ortak çocukları bulunduğu görülmektedir.
Tanınması istenen … İlçe Hukuki Genel Mahkeme 6. Şubesi (Aile) Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli kararının çevirisinin incelenmesinde; erkek tarafından geçimsizlik nedeniyle boşanma isteminde bulunulduğu, mahkemece 05.12.2013 düzenleme tarihli kararla “…Boşanma konusunda kocayı haklı bularak ve karı yukarıda açıklandığı şekilde hazır bulunmaması ve eşleri hakemler ve mahkemece barıştırmak imkanı olmadığı için davacının isteğini yerinde bularak, Medeni Kanunun 1133. maddesi ve Aile Koruma Kanunun 24., 26., 27., 28., 29. ve 34. maddelerine istinaden geçimsizlikten dolayı kocaya herhangi bir notere müracaat ederek boşanma sigası icrasının aşağıdaki şekilde yaptırıp tescil ettirmesine izin verilmiştir. “…İşbu karar kesin karar iblağı tarihinden itibaren veya kararın kesinlik kazanması durumunda üç ay geçerlidir.” şeklinde bir karar verildiği görülmektedir.

Dosyaya sunulan belgelere göre, mahkeme kararı uyarınca erkek tarafından notere başvurulması üzerine noter tarafından boşanma belgesi düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkemece tarafların boşanmalarına karar verilmemiş, erkeğe üç ay süreyle geçerli olmak üzere notere başvurmak için boşanma yetkisi verilmiştir. Davacı erkek notere başvurmuş ve noter tarafından boşanma belgesi düzenlenmiştir.

Bu durumda ortada yabancı mahkemece verilmiş bir boşanma kararı bulunmamaktadır.
Tarafların boşanmalarına, yabancı mahkemece karar verilmeyip üç ay süreyle geçerli olmak üzere, erkeğe notere başvurmak suretiyle tek taraflı irade beyanıyla boşanma yetkisinin verilerek kadının iradesinin yok sayılması niteliğindeki karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Yüzük Alyans Cep Telefonu Mobil Aldatma Tehdit Şantaj Müstehcen Görüntü Facebook Instagram Sosyal Medya Gaziantep Ağır Ceza - Anlaşmalı Boşanma - Çekişmeli Boşanma - İşçi - İdari Dava - İş Davası - Velayet - Miras - Tüketici - Avukatı

Bu itibarla yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Dairemizin önceki bozma ilamında, davalı kadının …’da açtığı, tanınması istenilen davaya konu yabancı mahkeme kararının iptaline ilişkin davanın sonucunun bekletici mesele yapılması (TMK m. 165) belirtilerek karar usulden bozulmuş, bozma ilamında diğer temyiz itirazlarının incelenmediğine de açıkça yer verilmiştir. Bu yönüyle ortada usuli kazanılmış bir haktan söz edilemeyeceği gibi kamu düzenine ilişkin konularda usuli kazanılmış hakkın oluşması da mümkün değildir.
O halde, davanın reddine karar verilecekken yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı kadının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 15.03.2018 tarih, 2017/1560 esas ve 2018/3429 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda gösterilen sebeple davalı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin 15.03.2018 tarih, 2017/1560 esas ve 20183429 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.

Konu hakkında yazılmış benzer mahiyette diğer makalemizi okumak için bu linke tıklayabilirsiniz


Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button