İş Hukuku

İmzanın İşçiye Ait Olup Olmadığının Tespit Edilemediği Halde İşçi Lehine Yorum Yapılmalıdır

İmzanın İşçiye Ait Olup Olmadığının Tespit Edilemediği Halde İşçi Lehine Yorum Yapılmalıdır

İmzanın İşçiye Ait Olup Olmadığının Tespit Edilemediği Halde İşçi Lehine Yorum YapılmalıdırYargıtay9. Hukuk Dairesi
Esas : 2017/7586Karar : 2019/19040Karar Tarihi : 04.11.2019
“İçtihat Metni”MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti : Davacı vekili, davacının 27/10/2006-01/05/2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti : Davalı vekili, davacının mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediğini, buna ilişkin tutanaklar tutulduğunu, işi kendisinin bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti : Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz : Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe :1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2-Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde, davacının fesih tarihi itibariyle son bir yıldır aldığı ücretin aylık net 1.050 TL olduğunu iddia etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddia ettiği ücret miktarını kabul etmiş, davacı vekili cevap dilekçesine karşı sunduğu 26.11.2012 tarihli beyan dilekçesinde ücret miktarı yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını beyan etmiştir.Hal böyleyken, Mahkemece ve bilirkişi raporunda tanık beyanlarından yola çıkılarak davacının fesih tarihindeki ücretine yol harcırahı ilave edilerek aylık ücretin talebin üzerinde belirlenmesi 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine aykırıdır.3-Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı işyerinde çalışma süresi boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını iddia etmiş, davalı vekili ise yıllık izinlerin kullandırıldığına ilişkin imzalı izin belgeleri sunmuştur. Sunulan belgelerdeki imzaların davacı tarafından inkar edilmesi üzerine imza incelemesi yaptırılmış, hem Adli Tıp hem de İstanbul Kriminal Daire Başkanlığı raporlarında belgelerdeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadıklarının tespit edilemediği açıklanmıştır. Oluşan belirsizlik, iş hukukunun temel ilkelerinden olan işçi lehine yorum ilkesi karşısında davacı işçi aleyhine yorumlanamaz. Buna göre, davacının davalı işyerinde 5 yıl, 6 ay, 4 günlük kıdemi nazara alınarak 70 günlük yıllık izin ücretinin hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken; gerekçesi de açıklanmaksızın hak edilen izin süresinin 130 gün olduğu, kullanılan iznin 88 gün ve kullanılmayan izin süresinin 42 gün olduğu kabulü ile hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button