Haksız Rekabet ve Marka Hakkına Tecavüz

Haksız Rekabet ve Marka Hakkına Tecavüz

Haksız Rekabet ve Marka Hakkına TecavüzÖzet : Davacı dava dilekçesinde marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla birlikte, haksız rekabetin tespiti ve meni talebinde bulunmuştur. Ancak davacı vekili 07/07/2009 tarihli duruşmadaki beyanında, davanın marka ve patent hakkına dayanmadığını, davanın haksız rekabetin tespiti ve meni davası olduğunu bildirmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/11/2008 tarih, 2008/87-441 Esas-Karar sayılı ile Ankara 12.İdare Mahkemesi’nin 23/12/2010 tarih, 2009/1043 Esas ve 2010/1953 Karar sayılı ilamları incelenmediği gibi, davacının davalının yurt dışından sahte belgelerle ithal ettiği fotokopi makinelerini Heim markası adı altında daha düşük fiyatla satarak haksız rekabet yarattığı iddiası değerlendirilmemiş; tek satıcı olan davacının, Mülga TTK.’nın 57/10’a dayanarak haksız rekabet iddiasında bulunabileceği nazara alınmamıştır. Bu nedenle davacının iddiası, belirtilen madde kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının tek satıcı olduğundan bahisle haksız rekabet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
T.C.Yargıtay11. Hukuk Dairesi
Esas No : 2013/10595Karar No : 2014/1468Karar Tarihi : 23.1.2014 
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 20/02/2013NUMARASI : 2011/195-2013/50
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2013 tarih ve 2011/195-2013/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin K..-M.. marka fotokopi, faks vb. cihazların Türkiye’de tek yetkili satıcısı olduğunu ve tüm Türkiye’de yaygın bir servis ağı kurmuş bulunduğunu, davalı tarafın düzenlediği gerçeğe aykırı belgelerle ithal izni almış ve aynı cihazları ithalat yoluyla Türkiye pazarına sunduğunu, davalı şirketin K..- M.. marka makinelerin bir kısmını H.. markası adı altında sattığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğu gibi markaya tecavüz de oluşturduğunu, davalının K. marka ve logosunu kullanma hakkının bulunmadığı ileri sürerek davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/07/2009 tarihli duruşmadaki beyanında, davalarının marka hakkına dayanmadığını, haksız rekabetin tespiti ve meni davası olduğunu bildirmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin ürünleri mevzuata uygun bir şekilde ithal edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2.bilirkişi raporuna göre, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılması halinde bunun önlenmesi hakkı bulunmakla birlikte bu hakkın tek satıcıya değil, marka hakkı sahibine ait olduğu(m. 13/2), davaya konu edilen emtia davalı tarafından kanuni prosedüre uygun olarak Almanya’da mukim H.. GMBH’dan ithal edildiği, tek satıcının Türkiye’de malın reklamını yaparak pazar sağlaması, tamir bakım sağlaması da üçüncü kişilerin Türkiye’ye aynı malı yasal yollardan menşe ülkesinden başka ülkelerde ithal edip satmasına engel teşkil etmeyeceği, tek satıcının bu hakkını üçüncü kişilere karşı haksız rekabet yoluyla korunmasını istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Davacı dava dilekçesinde marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla birlikte, haksız rekabetin tespiti ve meni talebinde bulunmuştur. Ancak davacı vekili 07/07/2009 tarihli duruşmadaki beyanında, davanın marka ve patent hakkına dayanmadığını, davanın haksız rekabetin tespiti ve meni davası olduğunu bildirmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/11/2008 tarih, 2008/87-441 Esas-Karar sayılı ile Ankara 12.İdare Mahkemesi’nin 23/12/2010 tarih, 2009/1043 Esas ve 2010/1953 Karar sayılı ilamları incelenmediği gibi, davacının davalının yurt dışından sahte belgelerle ithal ettiği fotokopi makinelerini H.. markası adı altında daha düşük fiyatla satarak haksız rekabet yarattığı iddiası değerlendirilmemiş; tek satıcı olan davacının, Mülga TTK.’nın 57/10’a dayanarak haksız rekabet iddiasında bulunabileceği nazara alınmamıştır. Bu nedenle davacının iddiası, belirtilen madde kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının tek satıcı olduğundan bahisle haksız rekabet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş


WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat uygun bir ücret karşılığında size yardımcı olup yol haritanızı çizecektir.