Genel

Fetö Terör Örgütü, Meslekten İhraç, Ohal – Avukat Abdulkadir Akıllar

Fetö Terör Örgütü, Meslekten İhraç, Ohal – Avukat Abdulkadir Akıllar

Fetö Terör Örgütü, Meslekten İhraç, Ohal – Avukat Abdulkadir AkıllarAmerika Birleşik Devletlerinde yaşanan “11 Eylül” terör saldırılarının ardından Birleşik Krallık tarafından Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı olarak 2001 yılında alınan tedbirler
A. ve Diğerleri/Birleşik Krallık (no. 3455/05)
19 Şubat 2009 (karar – Büyük Daire)
Amerika Birleşik Devletlerine karşı yapılan 11 Eylül 2001 tarihli terör saldırılarının ardından, İngiliz Hükümeti, Birleşik Krallıktaki bazı yabancı ülke vatandaşlarının, El-Kaideye bağlı İslami terör operasyonlarına bir destek ağı sağladıkları ve dolayısıyla Birleşik Krallık için bir tehdit oluşturdukları kanaatine varmıştır. Söz konusu yabancı ülke vatandaşlarının bir kısmı kendi ülkelerinde kötü muameleye maruz bırakılacakları yönünde bir riskin mevcut olması nedeniyle sınır dışı edilemediğinden, Hükümet, Dışişleri Bakanının ilgili kişilerin Birleşik Krallıkta yaşamasının ulusal güvenlik açısından bir tehlike oluşturduğuna inanması ve bu bağlamda da söz konusu kişilerin “uluslararası terörist” olduğundan şüphelenmesi nedeniyle, bu kişilerin tutuklanmasına izin veren genişletilmiş bir yetkinin oluşturulması gerektiğini değerlendirmiştir. Hükümet bu tutukluluk tablosunun Sözleşme’nin 5 § 1 maddesine (özgürlük ve güvenlik hakkı) uygun olmayabileceğini düşündüğünden, “uluslararası şüpheli teröristler” olarak nitelendirilen ve ilgili zamanda Birleşik Krallıktan sınır dışı edilemeyen yabancı ülke vatandaşlarını tutuklama yetkisini içeren, 2001 yılında yürürlüğe girmiş Terörle Mücadele, Suç ve Güvenlik Kanunu’nun 4. maddesini öne sürerek, Sözleşme’nin 15. maddesi uyarınca, yükümlülüklerini askıya alma bildiriminde bulunmuştur.
11 başvuran, kanuni mekanizma uyarınca yüksek güvenlik rejimine tabi tutulduklarından şikâyetçi olmuş ve söz konusu zamanda ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikenin söz konusu olmadığını ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar iddialarını desteklemek adına üç temel noktaya değinmişlerdir: birincisi, olağanüstü hal mevcut değildi ve yakında olacağına dair belirti yoktu; İkincisi, tutuklulukları geçici değildi ve üçüncü olarak da, Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklerini akıya almayan diğer Devletlerin uygulamaları ve diğer ulusal ve uluslararası organların görüşleri, genel bir tehlikenin mevcut olmadığını göstermişti.
Mahkeme, ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikenin mevcut olduğunu kabul etmiştir. Dışişleri Bakanı, Birleşik Krallığa karşı yapılması planlanan ciddi terör saldırıları tehdidinin söz konusu olduğunu göstermek amacıyla yerel mahkemeler önünde delil sunmuştur. Ek olarak, Özel Göçmen Temyiz Komisyonuna gizli deliller sunulmuştur. Ulusal yargıçlardan biri hariç hepsi, tehlikenin mevcut olduğunu kabul etmiştir. Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirlerin alındığı zamanda Birleşik Krallıktaherhangi bir El-Kaide saldırısının meydana gelmemiş olmasına rağmen, Mahkeme, ulusal yetkili makamların, yakında böylesi bir saldırının meydana gelebileceği konusundaki korkularından dolayı eleştirilmesine anlam verememiştir. Devlet, bir felakete ilişkin tedbir almak için felaketin meydana gelmesini beklememelidir. Ulusal yetkili makamlar, tehdidi mevcut bilgiler ışığında değerlendirme konusunda geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Bu hususta, yürütme organı ve Parlamentonun kararına ağırlık verilmelidir. Ayrıca, tehlikeli bir durumun mevcut olduğuna dair delillerinin incelenmesi konusunda daha donanımlı olan ulusal mahkemelerin görüşleri de dikkate alınmalıdır.
Devlet, yalnızca durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde, Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.

Makalemizi Oylar Mısınız? post

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Gönder
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhabalar hukuki sorununuz hakkında nasıl yardımcı olabiliriz ?
Call Now Button