TÜKETİCİ HUKUKU

Gaziantep Ağır Ceza - Anlaşmalı Boşanma - Çekişmeli Boşanma - İşçi - İdari Dava - İş Davası - Velayet - Miras - Tüketici - Avukatı

Faizsiz Ev Sorunu

Faizsiz ev almaya karar verdiniz ve ödeme planı belirlediniz. Ama bir şeyler ters gitti ve vazgeçtiniz. Organizasyon ücretini iade alabilecek misiniz?

Faizsiz ev alma sisteminde sözleşmeyi fesih ve organizasyon ücretinin iadesi

Son zamanlarda oldukça popüler olan faizsiz ev alma sloganıyla kura usulü (çekiliş usulü) bir sistemle çalışan şirketlerin fayda sağladığı gibi mağduriyetlere de sebebiyet verdiği durumlar görülebilmektedir.
Söz konusu şirketlerin, sözleşmeye cayma durumunda organizasyon ücreti iade edilmez ifadesinin yer aldığı şerhi sözleşmeye koymakta, sözleşmeden herhangi bir sebeple cayma durumunda şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığı yönünde tavır sergilemektedir. 

Oysa ki; bu tarz hükümler direkt olarak tüketici aleyhine olması nedeniyle “Haksız Şart” niteliğindedir.

Bazı durumlarda; faizsiz ev edindirme şirketleri, sözleşmeden cayılması durumunda tamamı iade edilmesi gereken organizasyon ücretinin, bir kısmını iade ederek tüketicinin hukuki yollara başvurmasının önüne geçmeye çalışmaktadır. Ancak bu eylem sadece kanunlara karşı bir hile olup, kanun nezdinde karşılığı olmayan bir çabadır. Dolayısıyla tüketicinin hakları bertaraf edilemez.

Organizasyon ücretinin kısmi iadesi ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararı

Faizsiz ev edindirme projesinden ev almaya çalışan tüketici, 120 ay vadeyle girdiği ancak ailevi nedenlerden dolayı 6 ay kaldığı sistemden çıkmış fakat sözleşme aşamasında ödediği On bir bin ₺ Organizasyon ücreti bedelinin sadece yarısı geri verilmiştir. Açılan davada mahkeme ödenmeyen organizasyon bedelinin iadesine karar vermiştir.

Sakarya’da çalışan bir memur, çekilişle ev edindirme organizasyonu yapan bir şirketten ev almış ancak daha sonra ailevi sebeplerle sistemden çıkmıştır. Memur sisteme girerken, 120 ay süreli organizasyon için 11 bin TL organizasyon ücreti adı altında bir para vermiştir. Ancak 6 ay sonra sistemden çıkmıştır. Şirket ise memura 11 bin TL’lik organizasyon bedeli ücretinin sadece KDV dahil 6 bin 341 TL’sini ödemiş, gerisini ödememiştir. İlk dava, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesince açılmıştır. Şirket davanın İstanbul Bakırköy’de açılması, bu organizasyonda kişinin tüketici olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşme hükümlerine göre hareket edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme iki kez bilirkişi raporu aldırmıştır. Her iki bilirkişi de, organizasyon bedeli ödeyen kişinin tüketici olduğunu, sözleşmenin matbu olarak hazırlandığını, tüketici aleyhine olduğunu, “Organizasyon Bedeli” ücretinin ne için alındığının, hangi hizmetlerin verildiğini tam olarak açıklayamadığını belirterek, kalan 4 bin 669 TL’lik bedelin iadesi gerektiği yönünde görüş vermiş mahkeme de bu yönde karar vermiştir. Bu karar da istinaf başvuru sürecinde, Bölge Adliye Mahkemesince, dava açılan miktar 2020 yılı için 5.390 TL’den düşük olduğu için onaylanmıştır

T.C.
SAPANCA
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:  2017/376
KARAR NO: 2020/6
Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı 14/12/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile 22/03/2017 tarihinde Çekilişli Konut Edindirme Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği %5,5 oranında Organizasyon bedeli adı altında 11.000,00TL ödediğini, aylık 1.400.00TL taksitlerle ödemelere başladığını. 22/03/2017 tarihinde imzaladığı sözleşmeden kayınpederinin aniden rahatsızlanması sonucu taksitleri ödeme konusunda güçlükler yaşadığını, bu durumu davalı şirketin Sakarya şubesine 30/09/2017 tarihinde bildirdiğini, şube yetkililerinin bu durumun olağanüstü bir durum olduğunu, mağduriyetinin hemen giderileceğini, iade sürecini hemen başlatacaklarını belirttiklerini, daha sonra biriken ve peşin olarak ödenen tutarların 20/11/2017 tarihinde iade edileceği ile ilgili olarak şubeye firma yetkilileri tarafından mail gönderildiğini, 20/11/2017 tarihinde firmaya bildirmiş olduğu banka hesabına 10.000,00 ₺’si peşinat, 8.578,00 ₺’si sistemde kaldığı 6 ay zarfında biriken tutar ve 4.663,00 ₺ (organizasyon ücretinin bir kısmı) olmak üzere toplam 23.239,00TL yatırıldığım, organizasyon bedeli olarak ödemiş olduğu 11 .OOO.OOTL’nin 6.337.OOTL’nin iade edilmediğini, kesilen tutarın makul bir miktar olmadığım, şirket yetkilileri tarafından yapılan kesintinin dayanağına dair bir açıklama yapılmadığını, şirket ile yaptığı sözleşme gereği 120 aylık hizmet boyunca her ay için belirlenen taksit tutarlarının ödenmesi ve her ay noter huzurunda yapılan çekiliş 11.000,00TL organizasyon bedeli alınması kararlaştırıldığını, kendisinin sistemde sadece 6 ay kaldığını, ay başına 109,00TL düştüğünü. 654.00TL alınması gerekliğini, tarafına ödenen 5.317,00TL’nin haricinde kalan 5.683,00TL’nin de tarafına inlenmesi gerekliğini, şirketin haksız olarak elde ettiği bu miktarı ödemekten imtina ettiğini, önceden tek yanlı olarak hazırlanan koşulları önceden görüp içeriğine etki edemediği sözleşme içeriğine müdahale etme şansının elinden alınmış olduğunu, sözleşme içeriği hakkında pazarlık konusu da yapma imkanı bulunmadığım, bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, altı aylık hizmetinin karşılığını almak yerine hizmet vermediği aylarının ücretini ödemeyi kabul etmediğini, tüm bu sebeplerle haksız kazanç elde eden davalı şirketin organizasyon bedeli olarak tarafından alınmış olan 5.683.00 TL’nin vergiler ve kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktarın ve B/9200 yevmiye numaralı 88313TL tutarındaki noter masrafı ile beraber toplamda 5.771,13TL’nin tarafına iadesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 24/01/2018 tarihinde Uyap üzerinden gönderdiği cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını» müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan ve davacı tarafça da delil olarak gösterilen 21715 numaralı Çekilişli Konut Edindirme Sözleşmesinin “Diğer Hükümler” yan başlıklı “Bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.” Hükmünü havi 9. maddesi gereğince somut uyuşmazlıkla Mahkememizin görevli olmadığım bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Bakırköy Mahkemelerine tevdii talep elliklerini, huzurdaki dava görevsiz mahkemede açıldığını, davacının, “iştirakçi” sıfatıyla organizasyon kaldım bedeli ile varsa peşinat ve taksitler halinde konul bedeli olarak ödeme yapması karşılığında müvekkili şirket tarafından konut bedelinin finanse edilmesiyle iştirakçinin ödemeyi tamamlamasının akabinde konut edinmesini sağlama yönünde sui generis nitelikte hazırlanan ve imza edilen sözleşmede davacı taraf “tüketici” konumunda olmadığını, davacı “organizasyona iştirak eden” “organizasyondan yararlanan” kişi olduğunu, sözleşmenin bu niteliği gereği işbu davanın genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde dermeyan edilmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine tevdiini talep eniklerini, davalı tarafın “tüketici” sıfatı bulunmadığını, tüketici yasalarında da tanımlandığı üzere “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade ettiğini, somut
olayda davalı tarafın “tüketici olma” saiki olmadığını» davacı tarafça iddia olunduğu üzere
somut olayda sözleşmenin feshinden sonra muaccel hale gelecek bir alacak kalemi söz
konusu olmadığım, taraflar arasında imza edilen sözleşme şanları incelendiğinde davacının iadesini talep ettiği bedel aylara bölünmüş bir katılma alacağını ifade etmediğini, aksine bu bedel davacı tarafından sözleşme yapma iradesinin ortaya çıkmasıyla doğan katılma payı
alacağı olduğunu ve sözleşmenin imzalanması ile birlilhe peşinen müvekkiline ödenmekle “iştirakçi” tarafın kabulünde olduğu bir bedel olduğunu/v |.ı taraf dava dilekçesinde de açıkça beyan ettiği üzere sözleşmeyi tek taraflı olarak fesıı elliğini. özel sebeplerini ileri
sürerek sözleşme şartlan çerçevesinde organizasyondan ayrıldığını müvekkiline bildirdiğini, davacı tarafın özel sebeplerle sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi üzerine taraflar arasında akdedilen Çekilişli Konut Edindirme Sözleşmesinin 7. Maddesi hükmü gereği taraflar arasındaki sözleşme şartı gereği davacı tarafın ödemiş olduğu peşinat ve taksit ödemesi iade edildiğini, müvekkili şirkete ödenen organizasyon bedeli ve KDV değerinin davacı tarafa sözleşmesel olarak mümkün değil iken davacı tarafın müvekkili şirkete “güç durumda olduğunu” beyan ve iddia etmesi üzerine müvekkili şirket yetkilileri tasarruf hakkını kullanarak ve iyi niyet göstergesi olarak davacının yaşadığını ifade ve iddia ettiği maddi zorluğun giderilmesi amacıyla davacı tarafa 4.661,00-TL iade daha yansıttığını, esasında ödenen bu bedelin sözleşme şartları gereği müvekkili şirkette kalmalı iken iadenin tek ve haklı nedeni müvekkili şirketin tasarruf hakkını kullanmış olduğunu, tüm bu sebeplerle yetkiye ve göreve ilişkini itirazlarının dikkate alınması suretiyle davanın usulden reddine, usulü itirazlarının yerinde görülmez ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 
Bilirkişi  19/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 6502
sayılı kanun ve 29033 sayılı yönetmelik gereğince dava konusu Çekilişli Konut Edindirme Sözleşmesi’nin tüketici sıfatını haiz davacı taraf ile müzakere edilmemesi ve dava konusu Organizasyon Bedelinin ne olduğuna ve/veya içeriğine dair açık ve anlaşılır bir dil kullanılmaması sonucunda T.C YARGITAY 13.Hukuk Dairesi 27.02.2017 tarihli 2016/30646 esas-2017/2545 karar gereğince yapılan inceleme neticesinde söz konusu sözleşmedeki Organizasyon Bedeline yönelik maddelerin Haksız Şart niteliğinde olduğu ve kanun gereği “Kesin Hükümsüz” niteliğini haiz olduğunu belirtmiştir. 

Davalı vekilinin rapora karşı sunmuş olduğu itirazları neticesinde farklı bir bilirkişiye dosyanın tevdi edilmesine karar verilmiş olup;
Bilirkişi Gi _ 26/12/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;
taraflar arasında düzenlenen sözleşme standart sözleşme olduğunu, zira şartları önceden yani birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak amacıyla, sözleşmenin imza edilmesinden çok önce düzenlendiği, bu şekilde düzenlenen sözleşmelerin de belirsiz sayıda kişiyi bu sözleşmelere dahil etmek, anlaşma şeklinde değil katılmayı öngören bir anlayışla düzenlendiğini, 11.000,00TL olan organizasyon bedeline KDV dahil olduğundan bunun mahsubundan sonra 9.322,OOTL’nin hangi zorunlu, makul masrafları içerdiği anlaşılamadığından davacıya ödenmesi gereken tutarın 4.666,00TL olduğunu belirtmiştir.
İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı itibariyle tüketicinin çekilişle konut edindirme sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı itibariyle dava\_ tüketicinin çekilişle konut edindirme sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı, bankaların konut kredilerinden ve ipotekli konut finansman sisteminden farklı bir sistem olan el birliği sistemi ile bankalardan daha düşük maliyete konut sahibi olabilmek için davalı şirket ile 21.03.2017 tarihli sözleşmeyi imzalamış organizasyon bedeli olarak 11.000 TL ödemiş bu bedelin hangi sebeple alındığı bedel için zorunlu makul ve belgeli masrafların neler olduğu sözleşme kapsamında açıklanmadığı gibi dava esnasında da herhangi bir açıklama yapılmamış, çekilişli konut edindirme sözleşmesinin içeriği incelendiği takdirde davalı tarafından hazırlandığı, matbu olarak hazırlanan bir sözleşme olduğu, tüketici taraf ile hizmet sunucusu arasında herhangi bir münazara yapılmadan tüketicinin söz konusu hizmeti alması için sözleşmedeki tüm hususları kabul etme durumunda bırakıldığı, hizmet sunucusu davalı şirket tarafından sözleşme içeriğinde talep ettiği ücretlere yönelik tüketiciyi ayrıntılı olarak bilgilendirmediği bir başka ifade ile talep edilen ücretlerin içeriğinin ne olduğunun neleri kapsadığının izah edilmediği, organizasyon bedeli’nin tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartı olduğu, organizasyon bedelinin içeriği hakkında davalı şirketin akdedilen sözleşme gereğince yapılan organizasyon yatırımları için şirket tarafından sarf edilem emek, harcama olduğunu beyan etmesine rağmen ile yapılan sözleşmede
sözleşme için yapılan hizmetlerin ne olduğu, hangi hizmet bedelinin ne kadar olduğu,yapılan masrafların/harcamaların net tutarı vb. objektif verilerin bulunmadığı,6502 sayılı kanunda Haksız Şart hükmünün ve kriterlerinin açıkça izah edildiği, yukarıda açıklanan sebeplerle sözleşmede bulunan organizasyon bedelinin haksız şart niteliğinde olduğu kanaatine varılarak sözleşmede tüketici tarafından davalı şirkete bu isim altında yaptığı ödemenin iade edilen kısmı ve katma değer vergisi mahsup edilerek bakiye kalan kısmın davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik olarak oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından davalı şirkete organizasyon bedeli adı altında ödenen 11,000,00TL’nin davacıya iade edilen 4.663,00TL ve 1.678,00TL katma değer vergisi mahsup edildikten sonra bakiye kalan 4.659,OOTL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacı tarafta yapılan 88.OOTL ihtarname giderinin HMK 323/1-ç maddesi kapsamında yargılama giderinden sayılmasına,
3-Tüketici Yasası gereği başta harç alınmadığından, alınması gerekli 54,40TL başvurma harcı ile 318,25TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 372,65TL davalıdan alınarak Hâzineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 200,00TL bilirkişi ücreti, 132,13TL tebligat posta gideri ve davacı tarafından yapılan 88,00TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 420,13TL’nin davada haklı çıkma oranına göre 336,10TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davah tarafça yapılan 350,00TL yargılama davada haklı çıkma oranına göre 70,OOTL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı üzerinden bırakılmasına,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uy^yca hesaplanan ve takdir edilen 1.112,13TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde, yatıran taraf dosyaya banka IBAN numarası bildirdiği takdirde bu hesaba, kaleme müracaat etmesi halinde mahkemeler veznesinden, aksi halde masrafı avanstan karşılanmak üzere resen PTT yoluyla konutta ödemeli olarak iadesine,
Dair, davacının ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2020

 

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:  2020/1679
KARAR NO:  2020/1331

Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/376 Esas – 2020/6 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle; ön inceleme aşamasında yapılan müzakere sonucunda;

Gereği düşünüldü;
Dava; çekilişle konut edindirme sözleşmesi nedeniyle ödenen organizasyon bedelinin istirdatına ilişkindir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

6100 sayılı HMK.’nun 341-(2) maddesinde; “miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK.’nun Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK.’nun “341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yemden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK.’nun “341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı” düzenlenmiş bulunmaktadır.

Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2020 yılı için HMK.’nun 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 5.390,00 TL olmuştur.

Mahkemece; 07/01/2020 tarihinde, kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen 4.659,00 TL’nin karar tarihi itibarı ile HMK.’nun 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.

Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.

Açıklanan nedenlerle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından. davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.’nun 34l-(2) ve 346-(l) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi Üzerlerinde bırakılmasına.
3-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK.’nun 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine.
4-Karann 6100 sayılı HMK.’nun 359-(3» maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine.
5-Dosyanın mahkemesine iadesine.
İlişkin. 6100 sayılı HMK.’nun 352-(l)-b) maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/10/2020

 

Organizasyon ücretinin tam iadesi ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararı

T.C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

İSTANBUL 18. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2017/2387

KARAR NO: 2019/808

KARAR TARİHİ: 18.04.2019 sayılı kararında özetle

 

“…….Davalı şirketin kurduğu sistem gereğince oluşturulan gruplardan birine üye olan katılımcının 120 ay boyunca ödediği bedellerin toplamı ile alınacak taşınmazın kur’a ile sahibinin belirlendiği sistemden ayrılması sonucu ödemiş olduğu bedel ile pesin ödediği organizasyon ücretinin iadesi talebine ilişkindir.

Mahkemenin de kabul ettiği gibi sözleşme tip sözleşme olup, organizasyon ücreti adı altında henüz karşılığı olmayan, pesin yapılan ödemeden dolayı davacı için herhangi bir masraf yapıldığı kanıtlanamamıştır.

Davacı da sözleşmeden ayrılmış olup ve matbu olarak düzenlenen sözleşmede öngörülen şart TKHK m. 5 kapsamında haksız şart olduğundan, davacının sistem içinde kaldığı dönemle orantılı olarak davanın kısmen kabulü usul ve yasaya uygundur.

Davalı istinaf talebinde haklı değildir. Bu itibarla; istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur……” demiş ve tüketiciyi koruyucu yönde hüküm kurmuştur.

Uzman Arabulucu Avukat Abdulkadir AKILLAR Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Avukat Abdulkadir AKILLAR, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine Türkiye derecesiyle girerek kısa sürede başarılı bir şekilde üniversite eğitimini tamamlamıştır. Gaziantep Barosuna kayıtlı olarak “Çukur Mahallesi Dr.Mecit Barlas Caddesi Suburcu İş merkezi Kat:2 No:6 Şahinbey / Gaziantep” adresinde Avukatlık Ve Hukuki Danışmanlık Hizmeti vermektedir.

Avukat Abdulkadir AKILLAR Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Siciline Kayıtlı Uzman Arabulucu olarak da görev yapmaktadır. Arabuluculuk Vasfında

Banka ve Finans Hukuku, İnşaat Hukuku ile Enerji Hukuku Uzman Arabuluculuk kapsamında da çalışmaları devam etmektedir.

Arabuluculuk vasfı yanı sıra Aktüerya Uzmanlığı Hesap Bilirkişilik vasfı ve eğitimi de bulunmaktadır.

Özel çalışma ise Aile ve İş Hukukudur. Gaziantep ilinde özellikle Aile Hukuku ve İş Hukuku alanında ön plana çıkmış ve bu alanda gerek meslektaşları gerekse de vatandaşlar tarafından bilgisi ve deneyimi rağbet görmektedir.

Akıllar Hukuk Bürosunda kurucu ortak olarak Aile Hukuku, İş Hukuku alanlarında hizmet vermekte ofisin diğer ekibi ise  Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku, Bilişim Suçları, İdare Hukuku, Fikri Haklar , Tüketici Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Miras Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, İcra Hukuku, Ticaret Hukuku, İdare Hukuku, Vergi Hukuku, KVKK, Trafik Hukuku, Sağlık Hukuku gibi diğer hukuk alanları da dahil branş branş ayırarak her branş için de alanında uzman bir avukatla çalışmanızı sağlayacak bir sistemle hukuk hayatına devam etmektedir.

En karakteristik özellikleri arasında azimli, iştiyaklı, sıkı takipçi oluşu ve her zaman ulaşılabilir olması yer almaktadır.

Müvekkillerine vermiş olduğu hukuki süreç hakkındaki detaylı bilgilendirmeler ve sürecin tüm olasılıkları ile ilgili aydınlatmalar ile başarılı sonuçlar kendisini memnuniyet oranı çok yüksek avukat seviyesine taşımıştır.

Toplumun genelini ilgilendiren birçok davada başarı yakalamış ve hatta NTV, TRT 1, Anadolu Haber Ajansı, Show TV, Milliyet, Hürriyet, Yeni Şafak, DHA, Haber 7 ve diğer TV Kanalları ve Haber Siteleri ve Genel/Yerel Gazetelerde bu davalar yayın konusu edilmiş ve kendisinden çeşitli tarih ve zamanlarda röportajlar alınmıştır.

İngilizce bilmektedir. Ayrıca Arapçası orta düzeyde olsa da tercüman eşliğinde Arap müvekkilleri ağırlamaktadır.

Düzenli olarak çeşitli yayın alanlarında makaleler yazmaktadır.

Avukat Abdulkadir Akıllar’dan hukuki hizmet almak istemeniz durumunda sitemizde belirtilen iletişim adreslerinden kendisini ya da ofisimizi arayabilirsiniz.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Open chat
Yardıma mı ihtiyacınız var?