TANIMA VE TENFİZ NEDİR?

Yurtdışı Mahkeme Kararı Tanıma Tenfiz Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Yazı İçeriği

Yabancı mahkeme kararlarının verildiği ülke dışında kabul edilmesi, hüküm ve sonuç doğurması kararın tanınması ve tenfizi ile mümkündür. Tanıma ve tenfizin birbirinden farkı; tenfiz kararı ile hükmün aynı zamanda icra edilebilir olması, icra faaliyetlerinde bulunulabilmesi olarak açıklanabilir. Tanıma da mahkeme kararı sadece kesin hüküm ve kesin delil olarak kabul edilirken tenfiz de aynı zamanda kararın icrai işlemleri de yapılabilmekte hüküm sonuç doğurmaktadır.

Tenfiz ;

Verildiği ülkeden başka bir ülkede bir mahkeme hükmünün zorla icra etkisini göstermesidir. Tenfiz davasının açılabilmesi ise tanıma davasının şartlarından başka iki şart daha aranmaktadır:

Karşılıklılık İlkesi:

İki devlet arasında bu konuda bir anlaşma ya da böyle bir anlaşma olmasa dahi fiilen tenfize dair bir uygulama varsa veya yabancı ülke yasalarında ilamlarının tenfizine ilişkin bir hüküm varsa yabancı mahkeme ilamı tenfiz edilebilir.

Savunma Hakkına Uyulmuş Olması:

O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyapta hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması gereklidir.

Tanıma ;

Yabancı bir ülkede bir mahkeme hükmünün kesin hüküm etkisinin kabul edilmesi demektir. Tanıma davasının açılabilmesi aşağıdaki şartlara bağlıdır:

  1. Yabancı mahkemeler tarafından verilmiş bir ilam olmalıdır.
  2. Dava konusu ilamın şekli ve maddi anlamda kesinleşmiş olması gerekir.
  3. İlamın Hukuk Davalarına İlişkin Olması Gerekir.
  4. Yabancı İlamın Türk Mahkemelerinin Münhasır Yetkisine Girmeyen Bir Konuda Verilmiş Olması Gerekir.
  5. Dava Konusu Yabancı İlamın Türk Kamu Düzenine Açıkça Aykırı Olmaması Gerekir.
  6. Yabancı İlamın Kanunlar İhtilafı Kurallarına Uygun Olması Gerekir.
 

KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI


1.Emsal Yargıtay Kararı:

Tanıma Ve Tenfiz Kararı Verilen Bu Kararın Türk Mahkemesi Bakımından Kesin Delil Ve Kesin Hüküm Gücü Kazanır. Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilamında taraflara yönelik bir kusur belirlemesi yapılmadığının ve tanıma ve tenfiz kararı verilen bu kararın Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazandığından; davalı erkeğe kusur yüklenemeyeceği.

Yargıtay2. Hukuk Dairesi 
Esas : 2016/17436
Karar : 2017/12736
Karar Tarihi : 15.11.2017

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilamında taraflara yönelik bir kusur belirlemesi yapılmadığının ve tanıma ve tenfiz kararı verilen bu kararın Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazandığından; davalı erkeğe kusur yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.


2.Emsal Yargıtay Kararı:


Özet : Davacı ve dav
alının boşanmalarına yönelik yabancı mahkeme ilamında; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları ve boşanma nedenlerinde taraflarla ilgili herhangi bir kusur belirlemesi yapılmadığı halde, kesin hüküm etkisi gösteren yabancı mahkeme ilamı dikkate alınmaksızın, kusur belirlemesi yapılarak davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı kadın faydasına maddi ve manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas : 2016/25708
Karar : 2017/1010
Karar Tarihi : 06.02.2017
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların Eyalet Mahkemesi’nin 09.03.2010 tarihinde kesinleşen FAN 10 ve 02/09/33 Sayılı yabancı mahkeme kararıyla anlaşmalı olarak boşandıkları, bu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verildiği, bu kararında 20.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Taraflar, boşanmalarına dair yabancı mahkeme kararının tanınmasıyla yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği tarihten itibaren boşanmış hale gelmişlerdir (5718 Sayılı MÖHUK m.54-58-59). Tarafların boşanmalarına dair yabancı mahkeme ilamında; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları ve boşanmaya sebep olan olaylarda taraflarla ilgili herhangi bir kusur belirlemesi yapılmadığı halde, mahkemece tanınmasıyla kesin hüküm etkisi gösteren yabancı mahkeme ilamı dikkate alınmaksızın, kusur belirlemesi yapılarak davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


3.Emsal Yargıtay Kararı:

Özet : MÖHUK 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi için dava tarihinde kesinleşmiş olması şarttır. Sunulan yabancı mahkeme kararında yürürlüğe girdiğine dair şerh mevcuttur. Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas : 2015/12323
Karar : 2017/135
Karar Tarihi : 09.01.2017

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2015 tarih ve 2014/632-2015/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacak davasının yabancı mahkeme kararı ile son bulduğunu, bu bağlamda … Bölge Mahkemesi’nin 18/04/2013 tarih ve 1531 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek adı geçen yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve hükmün icra edilebilir hale gelmesi için tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, çeviri metninde yabancı mahkeme kararının kesinleştiğine dair net bir şerhin olmadığını, … ile Türkiye arasında karşılılık esasının bulunması halinde tenfiz kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararında davalı şirketin hak ve menfaatlerinin yeterince korunmadığını ve tebligatların davalı şirketin …‘daki irtibat adresine yapıldığını, savunma haklarına yeterince riayet gösterilmediğini, tenfize konu kararın kamu düzenine açıkça aykırı olup kararın gerekçesiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece iddia ve savunma ile tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu mahkeme ilamının Türkçe çevirisinde ilamın yürürlüğe girdiği tarihin tespit edilmesi amacıyla 23/02/2015 havale tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, tenfize konu … … Bölge Mahkemesi’nin 18/04/2013 tarih ve 1531 sayılı ilamının onaylı suretinin ve tercümesi ile mahkeme ilamının kesinleştiğine ilişkin şerhin dosyaya ibraz edildiği, ibraz edilen bilirkişi raporuna göre ilamın … usul kanununa göre kesinleşmiş olduğu, ilamın Türk mahkemesinin kesin yetkisini ilgilendiren bir konuda verilmemiş olduğu, davalıya usulüne uygun savunma hakkının tanındığı, kararı veren … ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasında karşılıklılık esasının bulunduğu, ilamın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olduğu, tanıma ve tenfiz şartlarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı davalı vekilli temyiz etmiştir.Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi talebine ilişkindir.1- MÖHUK 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi için dava tarihinde kesinleşmiş olması şarttır. Sunulan yabancı mahkeme kararında yürürlüğe girdiğine dair şerh mevcuttur.

Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


4.Emsal Yargıtay Kararı:

 

Özet : Davacı, daha sonra açtığı mahkeme hükmünün tenfizine ilişkin davada davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Artık … Eyalet Mahkemesinin 101786/04 no’lu kararının icra edilebilir kabiliyeti bulunmaktadır. Dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı kalmamıştır. O halde mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın m.114/1-h ve 115/2 gereğince; hukuki yarar olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.

T.C.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Esas : 2015/3945
Karar : 2016/9154
Karar Tarihi : 31.03.2016

MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Alman vatandaşı olup Almanya’da avukatlık yaptığını,… Eyalet Mahkemesinde davalı şirket aleyhine açılan 101786/04 no’lu davada davalıyı avukatı olarak temsil ettiğini, ancak davalının vekalet ücretini ödemediğini, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2009/1177 E sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını, davalının yetki itirazında bulunması üzerine dosyanın Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2009/6806 E sayılı dosyasına kaydedildiğini, bu dosyadan gönderilen ödeme emrine de davalı itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2009/6806 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine itirazın kısmen iptali ile; 6.035,96 EURO asıl alacağa, takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya yönelik isteğin reddine, icra İnkar tazminatı isteğinin reddine, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, davacının davalının vekilliğini yaptığı… Eyalet Mahkemesinin 101786/04 nolu dosyasında hükmedilen vekalet ücretinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denmektedir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hâkim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re’sen gözetecektir.

Olumlu dava şartlarından biri de, 6100 sayılı HMK m.114/1-h. bendinde ifade edildiği üzere davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir. Hukuki yararın varlığı koşulunun mevcut olup olmadığı, her bir davada o davaya konu olayın somut özellikleri çerçevesinde, hâkim tarafından değerlendirilmelidir. Somut uyuşmazlıkta davacı,… Eyalet Mahkemesinin 101786/04 no lu kararına dayalı vekalet ücreti alacağını ilamsız takip yoluyla istemiştir. Davanın devamı sırasında söz konusu mahkeme hükmünün tenfizine karar verilmiş ve bu karar 15.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, sonradan yabancı mahkeme kararının tenfiz edilmiş olması sonucu değiştirecek bir husus olmadığı, davacı tarafın alacağını tahsil etmek için açtığı itirazın iptali davasında alacağının varlığına, miktarına ilişkin delillerini sunmak ve alacağını ispatlamak zorunda olduğu, mahkeme ilamı da takdiri bir delil olarak diğer delillerle birlikte değerlendirilerek alacağın belirlenmesi yoluna gidildiği belirtilerek takdiren 6.035,96 EURO vekalet ücreti olduğu belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı, daha sonra açtığı mahkeme hükmünün tenfizine ilişkin davada davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Artık … Eyalet Mahkemesinin 101786/04 no lu kararının icra edilebilir kabiliyeti bulunmaktadır. Dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı kalmamıştır. O halde mahkemece, 6100 sayılı HMK.’nın m.114/1-h ve 115/2 gereğince; hukuki yarar olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.03.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.


5.Emsal Yargıtay Kararı:

 

Özet : MÖHUK 50/2’deki düzenlemeye göre; yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Ancak ne var ki, mahkemece, yabancı mahkeme kararındaki kişisel haklar dışındaki ceza hükmünü de kapsar biçimde tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

T.C.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas : 2017/4509
Karar : 2018/713
Karar Tarihi : 08.02.2018

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 10/06/2015 gününde verilen dilekçe ile tanıma ve tenfiz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/05/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, tanıma ve tenfiz istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında … Olağan Mahkemesinde görülüp 19/11/2007 tarih ve 459/07 sayısı ile karara bağlanan ilamla, müvekkilleri lehine 150.000 euro manevi tazminata hükmedildiğini, … Olağan Mahkemesi tarafından verilen kararın 04/03/2008 tarihinde apostil şerhi ile kesinleştiğini, … Olağan Mahkemesi tarafından verilen 19/11/2007 tarih ve 459/07 karar no’lu kararın tanınması ve tenfizi isteminde bulunmuştur.Davalı, aylık 1.100,00 TL emekli maaşı aldığını, belirtilen parayı ödeme gücünün olmadığını, mahkemenin tanıma ve tenfiz kararını kabul etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin söz konusu olmadığı, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmadığı tespit edilmek suretiyle davanın kabulü ile;… Olağan Mahkemesi’nin 19 Kasım 2007 tarihinde verilen ve 04/03/2008 tarihinde kesinleşen 45907 numaralı kararının tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle; dava, kişisel hakları da ihtiva eden yabancı ceza mahkemesi kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.İncelenen … Olağan Mahkemesi’nin 19/11/2007 tarih ve 459/07 karar sayılı ilamı ile; davalının 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 150.000 euro manevi tazminat ödemesine karar verildiği, söz konusu kararın 04/03/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
MÖHUK 50/2 maddesindeki düzenlemeye göre; yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Ancak ne var ki, mahkemece, yabancı mahkeme kararındaki kişisel haklar dışındaki ceza hükmünü de kapsar biçimde tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Uzman Arabulucu Avukat Abdulkadir AKILLAR Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

Avukat Abdulkadir AKILLAR, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine Türkiye derecesiyle girerek kısa sürede başarılı bir şekilde üniversite eğitimini tamamlamıştır. Gaziantep Barosuna kayıtlı olarak “Çukur Mahallesi Dr.Mecit Barlas Caddesi Suburcu İş merkezi Kat:2 No:6 Şahinbey / Gaziantep” adresinde Avukatlık Ve Hukuki Danışmanlık Hizmeti vermektedir.

Avukat Abdulkadir AKILLAR Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Siciline Kayıtlı Uzman Arabulucu olarak da görev yapmaktadır. Arabuluculuk Vasfında

Banka ve Finans Hukuku, İnşaat Hukuku ile Enerji Hukuku Uzman Arabuluculuk kapsamında da çalışmaları devam etmektedir.

Arabuluculuk vasfı yanı sıra Aktüerya Uzmanlığı Hesap Bilirkişilik vasfı ve eğitimi de bulunmaktadır.

Özel çalışma ise Aile ve İş Hukukudur. Gaziantep ilinde özellikle Aile Hukuku ve İş Hukuku alanında ön plana çıkmış ve bu alanda gerek meslektaşları gerekse de vatandaşlar tarafından bilgisi ve deneyimi rağbet görmektedir.

Akıllar Hukuk Bürosunda kurucu ortak olarak Aile Hukuku, İş Hukuku alanlarında hizmet vermekte ofisin diğer ekibi ise  Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku, Bilişim Suçları, İdare Hukuku, Fikri Haklar , Tüketici Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Miras Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, İcra Hukuku, Ticaret Hukuku, İdare Hukuku, Vergi Hukuku, KVKK, Trafik Hukuku, Sağlık Hukuku gibi diğer hukuk alanları da dahil branş branş ayırarak her branş için de alanında uzman bir avukatla çalışmanızı sağlayacak bir sistemle hukuk hayatına devam etmektedir.

En karakteristik özellikleri arasında azimli, iştiyaklı, sıkı takipçi oluşu ve her zaman ulaşılabilir olması yer almaktadır.

Müvekkillerine vermiş olduğu hukuki süreç hakkındaki detaylı bilgilendirmeler ve sürecin tüm olasılıkları ile ilgili aydınlatmalar ile başarılı sonuçlar kendisini memnuniyet oranı çok yüksek avukat seviyesine taşımıştır.

Toplumun genelini ilgilendiren birçok davada başarı yakalamış ve hatta NTV, TRT 1, Anadolu Haber Ajansı, Show TV, Milliyet, Hürriyet, Yeni Şafak, DHA, Haber 7 ve diğer TV Kanalları ve Haber Siteleri ve Genel/Yerel Gazetelerde bu davalar yayın konusu edilmiş ve kendisinden çeşitli tarih ve zamanlarda röportajlar alınmıştır.

İngilizce bilmektedir. Ayrıca Arapçası orta düzeyde olsa da tercüman eşliğinde Arap müvekkilleri ağırlamaktadır.

Düzenli olarak çeşitli yayın alanlarında makaleler yazmaktadır.

Avukat Abdulkadir Akıllar’dan hukuki hizmet almak istemeniz durumunda sitemizde belirtilen iletişim adreslerinden kendisini ya da ofisimizi arayabilirsiniz.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Open chat
Yardıma mı ihtiyacınız var?